menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asrın Muslihine karşı Asrın Müfsidi

21 0
04.07.2026

Prof. Dr. Bedri Gencer yazdı;

ASRIN MUSLİHİNE KARŞI ASRIN MÜFSİDİ

Tasavvuf İsmailağa Demektir

Başta bu yazıdaki rivayetlerin hepsinin doğru olduğunu belirtmeliyiz. Zira ne Mahmud Efendi ve diğer râvîlerin, ne de bu fakirin hayatta bir yalan söylediği görülmüştür.

İsmailağa Zeytinburnu Vekili merhum Ali Kara (1956–2020) Hoca (t.y.: 62) buyurur:

“Bazıları, "İsmailağa, tasavvuf demektir." der. Biz ise "Tasavvuf, İsmailağa demektir." diyoruz.”

Fakir, bir mümin ve akademisyen olarak bu hükmün mübalağa olmadığına şehadet eder.

“Her doğan fıtrat üzerine doğar.” hadis-i şerifince, herkes Müslüman doğar, bazıları sonradan mümin olur, onlardan bazıları da mümin kalır. Ahmed Amiş Efendi’nin “Bizi sevenleri sevenler imanlarını kurtarırlar.” (Ergin 1942: 153) buyurduğu gibi, mümin kalmanın sırrı, evliyaullaha muhabbettir. Sonsuz hamd ve şükürler olsun ki, Rabbimiz, babam sayesinde bize evliyaullahı sevdirdi.

Merhum babam Niyazi Gencer, fakir doğmadan bir sene önce 1967 yılında Konya’dan İstanbul’a gelerek İsmailağa Camii’nin sırasında, Acemoğlu Camii’nin karşısında bir eve taşınmış ve Mahmud Efendi Hazretlerinin muhibbanından olmuştu. Mahmud Efendi’nin amcasının ve teyzesinin torunu olan Mahmut Şevket Ustaosmanoğlu ile muhibbanından İlhan Oral, 1979 yılında girdiğim İstanbul İmama Hatip Lisesi’nde hocalarım oldular. 1982 yılında İsmailağa yaz Kur'ân kursunda okurken her gün Mahmud Efendi’nin ikindi namazından sonra okunan Aşr-ı Şerif’i tefsir ederek verdiği vaazı dinlerdik. Bilahare Bursa Uludağ ve Çavuşbaşı’nda ikamet ettiği zamanlarda da Efendi Hazretleri ile irtibatım hiç kesilmedi elhamdülillah.

Bir akademisyen olarak alanım, genelde sosyoloji, özelde din sosyolojisi, din sosyolojisinin ana konusu, “tarikat cemaati”dir. Mantıken “tarikat” bilinmeden “cemaat” bilinmez.

Büyük Kapının Büyük Fitnesi

Mahmud Efendi, muhtemelen en çok velî ve şeyh yetiştiren Asrın Müceddidi idi. Efendi, en az kırk velî, on şeyh yetiştirdi. O, Bilal Öztürk ile Zekeriya Özen gibi velayet mertebesine çıkmış müridleri için hatmelerde “kuddise sirruhû” tabirini kullandırırdı. Efendi, damadı Hızır Hoca için, “Hızır, dünyada şeyhlik yapmadı, ahirette şeyhler ile haşr olacak.” derdi. Yetiştirdiği velî müridlerinden üçünün, dünürü, damadı ve halili olarak Efendi’ye özel bir yakınlığı vardı:

Abdülmetin Balkanlıoğlu

Merhum Abdülmetin Hoca (1958–2018), 2009 yılında Şam’ın merkezinde Kasiyun Dağı’nda bulunan, 400 merdivenle çıkılan Kırklar Mescidi’nde Mahmud Efendi’nin riyasetindeki evliya meclisi tarafından kırklardan seçilmişti.

Efendi ile üç velî müridi, elbette ümmete yönelik tehlikeleri çok önceden görmelerini sağlayan mümin firasetiyle temayüz etmişlerdi. Bu firaset, bilhassa dördünün Cübbeli (Ahmet Mahmut Ünlü) tehlikesine karşı uyarılarında görülebilirdi. Ali Kara Hoca’nın "Tasavvuf, İsmailağa demektir." sözünce, büyük şeyhin, büyük kapının fitnesi de büyük olurdu.

Büyük velî Ubeydullah Ahrâr (2021: 56) Hazretlerinin beyanına göre âlimler, “Hiçbir nebî yoktur ki ümmetinden onun naziri olmasın.” hadis-i şerifindeki “nazir” lafzına iki mânâ vermişlerdir: Biri, “şebih=benzer”, diğeri, “zıt ve karşıt”; “Her Firavun için bir Musa vardır” gibi. Yani Asrın Muslihine (Mahmud Efendi) karşı Asrın Müfsidinin (Cübbeli Ahmet) çıkması, takdir-i ilahî idi.

Fitne Ehline Karşı Firaset Ehli

Dört velî de belki de birbirinden habersiz olarak........

© Dikgazete.com