menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KARNI TOK, KALBİ AÇ OLANLAR...

25 0
16.07.2026

İnsanlık tarihi boyunca açlık denildiğinde çoğu zaman akla ekmeğin eksikliği gelmiştir. Oysa bugün insanlığın en büyük açlığı mide açlığı değil, gönül açlığıdır. Sofralar büyüdü, tabaklar çoğaldı, alışveriş merkezleri doldu, israf zirveye çıktı. Buna rağmen huzur azaldı, merhamet eksildi, güven sarsıldı. Çünkü karın doydu ama kalp aç kaldı. İşte çağımızın en büyük çelişkisi budur; "Karnı tok, kalbi aç insanlar..." Kur'ân-ı Kerîm, insanın sadece beden olmadığını hatırlatır. "Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur." (Ra'd,28). Demek ki insanın gerçek gıdası yalnızca ekmek değildir. Mideyi doyuran rızık vardır, bir de ruhu doyuran rızık vardır. Biri eksildiğinde beden zayıflar, diğeri eksildiğinde ise insanlık eksilir. Bugün pek çok insanın evi var ama yuvası yoktur. Arabası var ama istikameti yoktur. Bankada parası vardır ama gönlünde huzuru yoktur. Sosyal medyada binlerce takipçisi vardır ama derdini paylaşabileceği tek bir dostu yoktur. Çünkü kalp açlığı, marketten alınan yiyeceklerle giderilemez.

Resûlullah Efendimiz (s.a.s.) buyuruyor ki; "Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün beden iyi olur; o bozulursa bütün beden bozulur. İşte o kalptir." Kalp bozulduğunda göz hakikati göremez, kulak nasihati duyamaz, dil doğruyu söyleyemez, el iyiliğe uzanamaz. Dış görünüş ne kadar güzel olursa olsun, kalbi kuruyan insanın hayatı çölleşir. Ne yazık ki çağımız, kalbi........

© Denge