menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İLÂHİ İMTİHAN

45 0
17.04.2026

İnsan, hayatın içinde iki büyük imtihanla yoğrulur; varlık ve yokluk… Çoğu zaman zannedilir ki asıl zor olan yokluktur. Oysa hakikat biraz daha derindir. Yokluk; insanı eğiten, varlık ise; çoğu zaman insanı sınayan bir süreçtir. Çünkü yoklukta insan mecburen toparlanır, ölçülü olur, sabretmeyi öğrenir. Ama varlıkta insan, eğer kendini kontrol etmezse; dağılır, taşar ve haddini unutur. İşte bu yüzden yokluk ve zorluk; bir ceza değil, çoğu zaman bir eğitimdir.

Varlığın oluşturduğu konfor, kontrol edilmediğinde insanın ruhunda fark edilmeden bir şımarıklık üretir. İstediği her şeye kolay ulaşan, beklemeyi bilmeyen, “yok” kelimesine yabancı büyüyen bir insan; hayatın gerçekleriyle karşılaştığında büyük bir sarsıntı yaşar. Çünkü hayat, her zaman “evet” demez. Hayat bazen kapıları kapatır, bazen geciktirir, bazen de insanı yoklukla terbiye eder. Bu terbiyeden geçmemiş bir ruh; ilk zorlukta kırılır. En küçük sıkıntıyı büyütür, en ufak engeli aşılmaz bir duvar gibi görür.

Oysa yokluk; insanın gözünü açar. Azla yetinmeyi öğretir. Kanaati, sabrı, şükrü ve mücadeleyi öğretir. Elindekinin kıymetini bilmeyen bir insan; aslında hiçbir şeye sahip değildir. Çünkü değer bilmeyen, sahip olmanın anlamını da idrak edemez. Yokluk yaşayan bir insan ise; bir lokmanın, bir damla suyun, bir dost sözünün bile ne kadar kıymetli olduğunu bilir. Bu bilgi; kitaplardan öğrenilmez, yaşanarak kazanılır.

Zorluk da böyledir. Zorluk; insanın içindeki gizli gücü ortaya çıkarır. Rahat bir hayat; insanı gevşetir ama mücadele dolu bir hayat; insanı diri tutar.........

© Denge