ARSLANA SIRTLANLAR AKIL VEREMEZ...
Yeryüzünde her varlığın kendine ait bir karakteri vardır. Kartalın uçuşu, bülbülün ötüşü, gülün kokusu nasıl farklıysa; aslanın duruşu ile sırtlanın tabiatı da birbirinden farklıdır. Aslan, gücünü gürültüsünden değil; vakarından alır. Sırtlan ise; çoğu zaman sürü hâlinde dolaşır, kendi avını avlamak yerine başkasının emeğine ortak olmaya çalışır. Bu yüzden tabiatta aslanın sırtlanlardan akıl aldığı görülmemiştir.
İnsan hayatında da durum bundan farklı değildir. Büyük idealleri olan, ahlâkını ve şahsiyetini koruyan insanlar; kıskançlığın, menfaatin, dedikodunun ve korkunun esiri olmuş kimselerin yönlendirmesiyle hareket etmezler. Çünkü kişinin aldığı nasihat kadar, nasihatin kimden geldiği de önemlidir. Hikmetsiz söz; doğru olsa bile gönülde tesir bırakmaz. Kur'ân-ı Kerîm, "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyurarak (Zümer,9) ölçünün kalabalık değil, ilim ve hikmet olduğunu öğretir. Bir başka ayette ise; "Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyacak olursan seni Allah'ın yolundan saptırırlar." (En'âm,116) buyrularak hakikatin her zaman çoğunluğun peşinden gitmek olmadığı hatırlatılır. Doğru yol; alkışın çok olduğu yol değil, Allah'ın razı olduğu yoldur.
Peygamber Efendimiz (sav), hayatı boyunca birçok alaylara, hakaretlere ve iftiralara maruz kalmıştır. Mekkeli müşrikler........
