menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"YOK SAYMA" CEZASI...

16 0
24.09.2026

Yok sayılmak, nefret edilmekten daha ağır bir cezadır. Çünkü nefret eden insan, hiç değilse nefret ettiği kişinin varlığını kabul eder. Ona kızar, tepki gösterir, onun hakkında konuşur ve gerektiğinde onunla mücadele eder. Nefretin içinde yanlış ve çirkin de olsa bir muhataplık vardır. Yok saymak ise insanı muhataplıktan çıkarmaktır. “Sen artık benim dünyamda yoksun” demenin sessiz fakat ağır biçimidir.

İnsan yaratılışı gereği görülmek, duyulmak, anlaşılmak ve değer görmek ister. Kur’an’ın insana yaklaşımında da insanın varlığı ve şahsiyeti önemlidir. Rabbimiz, “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık” buyurur. (İsrâ,70) Bu şeref yalnızca güçlüye, zengine, makam sahibine veya bize faydası dokunana verilmiş değildir. İnsan, insan olduğu için hürmete layıktır. Bu sebeple bir kimseyi aşağılamak kadar, onu bilinçli biçimde yok saymak da insan onurunu yaralayan ağır davranışlardan biridir.

Kur’an, insanların birbirlerini küçümsemelerini açıkça yasaklar. “Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır.” (Hucurât,11) İnsanın gerçek kıymetini bizim kanaatimiz değil, Allah bilir. Bugün önemsiz gördüğümüz bir insan Allah katında bizden daha değerli olabilir. Makamı olmadığı için selam vermediğimiz, serveti olmadığı için soframıza oturtmadığımız, bize faydası kalmadığı için telefonuna cevap vermediğimiz insanın Rabbimizin katındaki yerini bilemeyiz.

Yok saymanın bir başka çeşidi de menfaat bitince insanı silmektir. Bazıları ihtiyaç duyduğu müddetçe arar, sorar, över, yakınlık gösterir. Menfaat sona erdiğinde ise selam kesilir, telefon susar, dostluk unutulur. Böyle bir davranış aslında yok........

© Denge