DEDİKODUNUN ÜÇ KARDEŞİ
Adiler, Aptallar ve Ahmaklar.
İnsanlık tarihi boyunca savaşlar kadar yıkıcı, ama sessiz ilerleyen bir başka felaket daha olmuştur.
Silah kullanmaz ama can yakar.
Kan dökmez ama itibar öldürür.
Duvar yıkmaz ama dostlukları, aileleri, iş ortaklıklarını ve yılların emeğini yerle bir eder.
Çünkü dedikodu, gerçeğin değil; önyargının, kıskançlığın ve kötü niyetin ürünüdür.
Ne acıdır ki dedikodunun bir düzeni vardır.
Sonra aptallar yayar…
En sonunda ise ahmaklar sorgulamadan inanır.
Bir bakarsınız, hiç bulunmadığınız bir ortamda yaşanmış bir olayın başkahramanı oluvermişsiniz.
Söylemediğiniz sözleri söylemiş, yapmadığınız işleri yapmış, düşünmediğiniz fikirleri savunmuş gibi anlatılırsınız.
Üstelik anlatılanlar olduğu gibi kalmaz.
Her anlatanın ağzında biraz daha büyür, biraz daha şekil değiştirir.
Ve sonunda gerçeğin yerini, insanların uydurduğu bir masal alır.
İşin en ilginç yanı ise şudur…
Dedikoduyu yapan kişi kendisini çoğu zaman mağdur,........
