Kopenhag Demokrasi Zirvesi’nden Türkiye’ye Bakmak
İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör
Çavuşesku’nun Termometresi
Cumhuriyet’in Edebiyatı
OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum
D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi
Kopenhag Demokrasi Zirvesi’nden Türkiye’ye Bakmak
12 Mayıs’ta Kraliyet Tiyatrosu’nda doksanı aşkın ülkeden gelen dinleyicilerin karşısına çıkan Anders Fogh Rasmussen konuya ortasından girdi: İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen çoktan çöktü, Amerika Birleşik Devletleri artık liderlik etme iradesini taşımıyor, üstüne üstlük bu küresel jandarma, Grönland’a göz dikerek revizyonist bir politika güdüyor. V-Dem Enstitüsü’nün raporu da dünya nüfusunun t’ünün otoriter rejimler altında yaşadığını tespit ederek bu düzenin çöküşünü doğruluyor.
Alliance of Democracies tarafından 2018 yılından beri düzenlenen Kopenhag Demokrasi Zirvesi’nin bu yılki başlığı “Yeni Dünya Düzen(sizliğ)inde Demokrasiler İttifakı Kurmak”tı. Katılımcılar arasında görevdeki ve eski başbakanlar, bakanlar ve milletvekilleri, diplomatlar, uluslararası sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, demokrasi aktivistleri, ulusötesi şirket yöneticileri ve akademisyenler vardı. Konuşulanlar güvenlik ağırlıklı olsa da en çok tekrarlanan cümlelerden biri şuydu: Bir otokrasiler ittifakı var ve demokratlar birleşmezse teker teker yenilecekler. Batı merkezli bir tartışma yürütüldüğü açıktı. Avrupa Birliğine aday ülke, Batı denince akla gelen diğer tüm hükümetlerarası örgütlerin ise kurucusu değilse ilk yıllarından beri üyesi olan Türkiye ise adı anılmayan bir ülkeydi.
Bu zirveye davet aldığımda katılmaya karar vermemin en önemli nedenlerinden biri buydu. Bir süredir demokrasi ve insan hakları vizyonu konuşulan yerlerde Türkiye’nin adı daha az geçiyor. Bunun nedenini görmek ve dünyanın dört bir yanından davet edilen insanlarla konuşmak istedim.
Zirvenin konuşmacı listesinde Türkiye’den kimse yoktu. Oturum başlıklarının hiçbirinde Türkiye geçmiyordu. Sadece Zirvede tanıtılan D7 raporunda Türkiye sadece bir kez geçiyordu: NATO içinde kurulması önerilen bir Avrupa Güvenlik Ortaklığı için düşünülen ülkelerden biri… Kısacası Türkiye ortak güvenlik kapasitesi geliştirilecek bir askeri aktör olarak varken, demokratik dayanışma kurulacak bir toplum olarak yoktu. Bu yokluk, Türkiye’nin önemsiz bir ülke olması anlamına gelmiyor.........
