menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küçük Körfez Ülkeleri ve Güvenlik Paradoksları

35 0
15.03.2026

İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör

Çavuşesku’nun Termometresi

Cumhuriyet’in Edebiyatı

OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum

D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi

Küçük Körfez Ülkeleri ve Güvenlik Paradoksları

“Güçlüler yapar yapabileceklerini, zayıflar katlanır katlanmak zorunda olduklarına.”Thucydides

Yaklaşık 2400 küsür yıl önce Atina ve Sparta arasında büyük bir savaş patlak verir. Savaş kısa süre içinde iki tarafın müttefiklerini de içine çeker ve Antik Yunan’ı baştan sona kasıp kavuran bir ateşe döner. Bu hengamede tarafsız kalmak isteyenler olur. Ege denizindeki küçük Melos adası gibi. Savaşın ilerleyen yıllarında Atina bu adaya elçiler gönderir ve Melos’un kendi saflarında savaşa katılmasını talep eder. Melos tarafsız kalmak istediğini belirtir. Atina bunu kabul etmez ve Melos’u kuşatır. Küçük bir adanın ‘hayır’ demesinin, diyebilmesinin örnek teşkil edebileceği endişesiyle. Atina gücü karşısında Melos’un şansı yoktur. Teslim olur, ancak bu Atina’nın öfkesini dindirmez. Bütün yetişkin erkekler öldürülür, kadınları ve çocukları köleleştirilir.

Bazı şeyler ne kadar çok değişirse değişsin, aynı kalıyor galiba. Bölgede süregiden bir savaş var. Pelopenez savaşından farklı elbette. İki denk gücün savaşı değil bu savaş. 2024 yılı verilerine göre, bir tarafta 997 milyar dolarlık askeri harcaması ile ABD ve 46.5 milyar dolarlık askeri harcamasıyla İsrail. Karşılarında ise 7.9 milyar dolarlık harcamasıyla İran. Bir tarafta iki profesyonel MMA döğüşçüsü, diğer tarafta sıradan, yapılı ve atletik de olmayan bir adam.

Savaşın bir de Melos’ları var. Tarafsız kalmak için çırpınan, ancak tarafsızlık talepleri karşılıksız kalan. Ve savaşın doğrudan tarafları kadar saldırılan. Ve muhtemelen onlardan daha ağır bir bedel ödeyecek olan. Dört Arap Körfez ülkesi, –Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Kuveyt– bahis konusu. Şu an süregiden savaşın Melos’ları.

Bu dört Körfez ülkesi nüfus bakımından küçük ülkelerdir. 2024 yılı verilerine göre Bahreyn’in nüfusu yaklaşık 1.8 milyon, Katar’ın 2.8 milyon, Kuveyt’in 4.9 milyon, BAE’nin ise 11 milyon. Ancak bu rakamlar bir nebze yanıltıcıdır. Zira yabancı işgücünü de içerir. 2018 yılına ait bir çalışmaya göre BAE’nin yüzde 88.5’i, Katar’ın yüzde 87.3’ü, Kuveyt’in 69.6’sı, Bahreyn’in yüzde 54.1’i yabancıdır. Haliyle bu dört ülkenin askeri güçleri son derece zayıftır. Dünya Bankası’nın 2020 yılına ait verilerine göre Bahreyn’in askeri personeli yaklaşık 19 bin, Kuveyt’in 25 bin, Katar’ın 22 bin, BAE’nin ise 63 bindir.

Nüfus azlığı başlı başına bir sorun değildir elbette. Şayet bu ülkeler savaşların eksik olmadığı Orta Doğu’da değil de, İskandinavya’da veya Avrupa’da olsalardı. Lüksemburg gibi. Ve petrol ve doğal gaz kaynakları olmasaydı, bu sayede de dünyanın kalbur üstü zengin........

© Daktilo1984