Cumhuriyet İlan Edilen Gün
“Hükümet şekillerinin sayılmasına gerek yok. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ Kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin…” (Abdurrahman Şeref Bey, 29 Ekim 1923)
Yarın Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü. Dile kolay! Cumhuriyetimizin ilan edilmesinin üstünden 103 yıl geçti. Peki ama, cumhuriyetimizin ilan edildiği 29 Ekim 1923 günü Halk Partisi Grubu’nda ve TBMM’de neler oldu? Cumhuriyet ilan edilirken Parti’de ve Meclis’te kimler neler konuştu?
5 Ekim 1923’te Halk Partisi Büyük Divanı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın (Atatürk’ün) başkanlığında toplandı. Tam 6 saat devam eden bu uzun toplantıda, “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu”nda (anayasada) yapılacak değişiklikler esastan görüşüldü. Bu amaçla bir uzman kurul seçildi. Bu kurul anayasa değişikliği üzerinde çalıştı. Bu çalışmalara zaman zaman Atatürk de katıldı. Atatürk, son olarak 28 Ekim 1923 gecesi Çankaya’da bağ evine davet ettiği bazı milletvekili arkadaşlarına “Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz” dedi ve o gece İsmet (İnönü) ile birlikte son hazırlıkları yaptı.
HALK PARTİSİ’NDE GÖRÜŞME
29 Ekim 1923 Pazartesi günü öğleden önce saat 10.00’da Halk Partisi Grubu, Grup Başkanı Fethi (Okyar) Bey’in başkanlığında toplandı. Bakanlar Kurulu seçimi görüşmeleri başladı. Yönetim Kurulu, Genel Kurula sunulmak üzere bir Bakanlar Kurulu listesi hazırladı. Yapılan görüşme sonunda bazı milletvekilleri güçlü bir Bakanlar Kuruluna ihtiyaç olduğunu belirterek Parti Başkanı Atatürk’ün kendilerini aydınlatmasını istediler. Görüşme bittikten sonra bazı öneriler okundu. Kemalettin Sami Paşa’nın önerisi kabul edildi. Buna göre Halk Partisi Genel Başkan Atatürk, konunun çözümü için Genel Kurul tarafından vekil tayin edildi.
Bu görüşme sırasında Atatürk, Çankaya’da evinde bulunuyordu. Kemalettin Sami Paşa’nın önerisinin kabul edilmesi üzerine toplantıya davet edildi. Toplantı salonuna girer girmez kürsüye çıktı ve şu teklifi ileri sürdü:
“Efendiler! Bakanlar Kurulu seçiminde görüş ayrılığı olduğu anlaşılmıştır. Bana bir saat kadar izin verin. Bulacağım çözüm şeklini sunarım.”
Başkan Fethi Bey, bu teklifi oylamaya sundu. Teklif kabul edildi.
Atatürk bu bir saat içinde gerekli kişileri Meclis’teki odasına davet ederek onlara 28/29 Ekim gecesi hazırladığı kanun teklifini gösterdi ve onlarla görüştü.
Öğleden sonra saat 13.30’da Halk Partisi Genel Kurulu tekrar Fethi Bey’in başkanlığında toplandı. Kürsüye çıkan Atatürk, soruna bulduğu çözümü açıkladı.
“Saygıdeğer arkadaşlar! Noksan, kusur, takip ettiğimiz usul ve şekildedir. Gerçekten, mevcut Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’muza uygun bir Bakanlar Kurulu kurmaya teşebbüs ettiğimiz zaman bütün arkadaşların her biri bakanlar ve Bakanlar Kurulu seçmek zorunda kalıyor. Hepinizin birden Bakanlar Kurulu seçmek zorunda kalmanızda görülen güçlüğün çözümü zamanı gelmiştir. (…) Teklif şudur:”
Atatürk, 28/29 Ekim gecesi hazırladığı teklifi bir kâtibe uzatarak kendisi kürsüden ayrıldı. Cumhuriyet ilanını içeren bu anayasa değişikliği teklifi okunup da teklifin niteliği anlaşılınca tartışma başladı.
Sabit Bey (Erzincan), anayasayı değiştirerek bugünkü bunalımı çözmenin mümkün olmadığını söyledi. Hazım Bey (Niğde), bu meclisin anayasa değişikliği yapamayacağını, buna parti grubunda karar verilemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Yunus Nadi Bey, Hazım Bey’e yanıt verdi. “Bizde her zaman bu gibi değişiklikler olmuştur. Buna yetkimiz vardır” dedi. Ayrıca çözümü Atatürk’e bıraktıklarını, onun da bu çözümü bulduğunu, bunu bütün arkadaşların da ayrı ayrı düşündüklerini söyledi. Vehbi Bey (Balıkesir) “Bizim anayasa değişikliğinden bilgimiz yoktur. Gazetelerde gördük. Biz önce hükümet bunalımını çözelim” dedi. Halil Bey, anayasa değişikliğine yetkileri olduğunu ancak bu değişikliğin vatan ve milletin mutluluğunu sağlayabileceğini söylemek gerektiğini, bunu hukuk bilginlerinin açıklamasını istedi. Açıklama yapılmadıkça bu çözüme taraftar olmadığını söyledi. Bir üye, “Anayasa öyle gelişigüzel değiştirilemez” dedi. Hamdullah Suphi Bey (İstanbul), “Bu yeni değildir. Dört yıl önce yapılan bir kanunun daha açık şekilde ifadesidir…” dedi.........
