İdrisi Bitlisi ve aşiretler
14.8.2026 günkü Cumhuriyet gazetesinde Zülâl Kalkandelen kardeşimizin “Emek sömürücüsü aşiretler ve demokrasi oyunu” başlıklı yazısını okurken “Doğu’nun aşiretleri adlı azı dişim” zonklamaya başladı. Üstelik aynı gün kafatasımı sanki paslı bir çiviyle delmişler. Olay gerçek: Adamın biri yolda rastladığı hemşehrisine “Seçimde kime oy vereceksin?” diye soruyor. Aldığı cevap deli eder insanı: “Aşiretten haber bekliyorum.” Yani oyunu aşiret reisinden gelecek talimata göre kullanacak. 2026 yılında, Türkiye’nin bir bölümü aşiret reisleri tarafından yönetiliyor. Son sorumlu, ülkeyi 25 yıldır yöneten AKP’ye “Utan!” diyeceğim ama haksızlık olur. Ülkeyi 1950’den sonra hangi parti ve kimler yönettiyse onlar sorumlu.
Daha önce de yazdım: Aşiret düzeni yıkılmadan insanlar bireyleşip özgürlüğüne kavuşmaz ve memlekete demokrasi gel(e)mez. Biraz tarih folluğunda eşelenelim: Çaldıran Savaşı’ndan sonra, itibarlı vezir İdrisi Bitlisi, Sultan Selim’den beylerbeyi rütbesinde birinin bölgeye yönetici olarak atamasını ister. Sultan Selim, Kürt mirlerinin kendi aralarından birini seçmelerini buyurur. Bunun üzerine İdrisi Bitlisi işe girişir ancak bütün mirler (beyler) “Ben olayım, benden başkası olmasın” kafasında olduğu için kendi aralarından böyle birini seçmeleri mümkün olmaz. Hatta bu durum Selimname’de, Kürtlerin kendi aralarında uzlaştıkları tek konunun “tevhid ve peygamberin ümmeti olmak” olduğu, bunun dışında hiçbir konuda anlaşamadıkları çarpıcı bir dille........
