‘Rum’ demek ne demek?
On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:
“Sizlere barışsever çok değerli komşularım demeyeceğim” deyip biraz susmuştum. Susmam büyük bir şaşkınlık ve tedirginlik yaratmıştı. Sonra devam etmiştim:
“Çünkü sizler benim halam, dayım, amcam ve teyzelerimsiniz... Çünkü Sisamlılar tarih boyunca Anadolu’ya geldiler, göç ettiler, ticaret yaptılar. Mübadele dahil Anadolu’dan Sisam’a göçler oldu. Urla kökenlilerin burada Nea Vurla adlı bir köy kurduklarını da biliyorum.”
“Rum” sözcüğü “Grek” ya da “Yunan” sözcüklerinin eşanlamlısı olarak kullanılıyor ama yanlış. Çocukluğumda, başta Sivaslılar olmak üzere çalışmak için Mersin’e gelen, omuzlarında bir kazma ve kürekle dolaşırken “Bahçe belleten, odun kırdıran?!” diye bağıran insanlara Mersin’de “Urumlu” denirdi. Üstünü, giysilerini kirleten çocuklara da “Urumluya dönmüşsün!” denirdi. “Urumlu” yani İç Anadolulu. Bu bilgiler kitaplarda yazmaz.
Diyarı Rum (Rum ülkesi ya da Rum bölgesi) tarihte Müslümanların Anadolu’yu tanımlamak için kullandığı bir deyimdir. Buradaki Rumdan kasıt genel olarak Roma ya da Romalı, özel olarak da Doğu Roma ya da Doğu Romalı olmaktadır. Roma ve Romalı anlamına gelen “Rom” zamanla “Rum”a dönüşmüş.
Anadolu’nun yüzlerce yıl Roma etkisi ve egemenliği altında kalması, özellikle de Doğu Roma’nın asıl topraklarını oluşturması ve onun insan kaynağını öncelikli olarak karşılaması (birçok Doğu Roma hükümdarı, komutanı, bürokratı, din adamı, bilim insanı vs. Anadolu kökenlidir), onun bu isimle adlandırılmasını açıklar.
Türkler Anadolu’ya geldikten sonra da bu ismi........
