Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?
“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı. O zaman yazdığım yazılardan birinde (2014, demek 12 yıl önce) ümmet-millet konusunu tartışıyordum. Bakın o dönem Öcalan ne diyordu. Tabii Kürt siyasi hareketi (hepsi birden) 12 yıl içinde epey mesafe aldı, Lozan’a saldırdı, yeni bir Türkiye kuruluşu ilan etti: Demokratik cumhuriyet, Türk-Kürt demokratik cumhuriyeti gibi. İktidar ve ortakları asla bu yeni topa girmiyorlar ve yokmuş gibi davranıyorlar.
Ben 2014’e dönüyorum ve biraz kısaltarak sunuyorum:
Abdullah Öcalan Diyarbakır’da “Demokratik İslami Kongre” diye İslami bir heyet topladı ve yeni bir kulvar açtı İslami ümmetçilik diye.
Ne demişti Öcalan? “Çağdaş İslami ümmet”! Bu “ümmet”in “millet birliği”! Yani tam bir çorba! Kavramları at bir torbanın içine çalkala çalkala, içinden ne çıkarsa!
“Tek millet, tek devlet, tek bayrak zırvalıktır.” Yani Öcalan, çoklu millet, çoklu devlet, çoklu bayrak diyor. Hadi iyimser yaklaşalım: Belirli bir coğrafyada, çoklu millet, çoklu devlet, çoklu bayraklı ümmet bayrağı altında beraber yaşamak. Bu nerede var bilemem. Ama İmralı’dan Kürt meselesinin çözümü böyle gözüküyor.
Ama Öcalan’ın bu “çözüm”ü yeni değil, MİT ve hükümet ile yaptığı görüşmelerden çıkan sonuçları........
