HPV aşısı, kadın sağlığı ve sağlık hakkı - Gamze Burcu Gül
HPV aşısının Türkiye’nin Ulusal Bağışıklama Programı’na dahil edilip edilmeyeceği yeniden tartışılıyor. Önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve mevcut bakan Kemal Memişoğlu, aşının ücretsiz uygulanacağını açıklamıştı. Ancak Memişoğlu, 15 Ağustos 2026’da Türkiye’nin HPV oranlarının ve HPV’ye bağlı kanser profilinin diğer ülkelerden farklı olduğunu belirterek bilimsel değerlendirmelerin sürdüğünü söyledi.
BİLİMSEL KANIT VE ŞEFFAFLIK
Epidemiyolojik veriler elbette dikkate alınmalı, sağlık politikaları bilimsel kanıta dayanmalı. Ancak “Türkiye’nin HPV profili farklı” deniyorsa bunu gösteren veriler kamuoyuyla paylaşılmalı: Hangi araştırmalar, hangi örneklem? Hangi HPV tipleri? Hangi kanser insidansı? Hangi maliyet- etkililik analizleri? Sağlık politikaları, “Bazı bilim insanları böyle söyledi” cümlesiyle kurulamaz. Veri, yöntem, kanıt ve şeffaflık gerekir.
Bilindiği gibi HPV, önlenebilir kanserlerin önemli nedenlerinden biri. Rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 99’u HPV ile ilişkili ve aşılama, tarama ve tedaviyle büyük ölçüde önlenebilir. Dünya Sağlık Örgütü, rahim ağzı kanserinin ortadan kaldırılmasını ulaşılabilir bir halk sağlığı hedefi olarak tanımlıyor. HPV ayrıca vulva, vajina, penis, anüs ve ağız-boğaz kanserleriyle de ilişkili. Bu nedenle kız ve erkek çocuklarının birlikte aşılanması önemli.
2019 tahminlerine göre HPV, yaklaşık 620 bin kadında ve 70 bin erkekte kansere yol açtı. Ankara’da 2017-2020 arasında 4 bin 267 kadından alınan örnekleri inceleyen bir araştırmada HPV16 yüzde 2.4, HPV18 yüzde 0.7, diğer yüksek riskli tipler ise toplamda yüzde 8.8 oranında saptandı. Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre de Türkiye’deki rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 70’i HPV16 veya HPV18 ile ilişkili.
Elbette Türkiye’ye özgü verileri incelemek gerekir. ancak farklı bir HPV profili iddiası, tek başına aşının gereksizliği anlamına gelmez.
AŞILAMA, TARAMA VE TEDAVİ
DSÖ’nün rahim ağzı kanserini........
