menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hediye, hata, dönüş... - Hamza Kie

41 0
12.10.2026

Hiçbir belediye başkanı ya da meclis üyesi yalnızca kara kaşı, kara gözü için transfer edilmez. Siyasette yaşanan bu tür saf değiştirmelerin asıl sonucu, seçmenin siyasete ve sandığa olan inancını aşındırmasıdır. Mesele, yalnızca bir siyasetçinin parti değiştirmesi değil, seçmende “Sandıkta seçiyoruz ama sonunda ne oluyor?” duygusunun yaratılmasıdır.

Cemil Tugay’ın AKP rozeti takacağı söylendiğinde, “Bu kadarını da yapmaz” diye düşünülüyordu. Çünkü daha düne kadar kendi ağzından çıkan cümleleri biliniyordu. İnsanın kendi sözleri bile kendisine yabancılaşabilirken utananlar, dostları oluyor. Çünkü yabancılaşmayla beraber o kişide utanma duygusu da kalkıyor.

Cemil Tugay’ın bugünkü siyasi noktaya gelişinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun tartışmasız bir imzası vardır. “Partimizi iyi temsil eder” diyerek aday gösteren Kılıçdaroğlu’dur. Kılıçdaroğlu dönemindeki aday belirleme anlayışının, örgüt ve tabanla bağdan çok özgeçmiş ve kişisel değerlendirmeler üzerinden yürütüldüğü yönündeki eleştiriler ayrı bir tartışma konusudur.

Bugün ise Tugay’ın geçmişte başkaları için koyduğu siyasi ve etik ölçüler, kendi tercihiyle karşı karşıya gelmiştir.

Tugay, 2025 yılında “Kafamıza estiği zaman o partiden bu partiye geçecek insanlar değiliz” demişti. Bir belediye başkanının, kendisini seçen partinin oylarıyla göreve geldikten sonra parti değiştirmesini etik bulmadığını söylemişti. “Bir insan CHP’den ayrılıyorsa, aynı zamanda belediye başkanlığından da istifa ederse bu kabul edilebilir kişisel bir karardır” diyerek ölçüyü kendisi........

© Cumhuriyet