Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman
Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.
Bu süreçte isimsiz tanıklarla, akıl ve vicdan sınırlarını zorlayan ithamlarla karşı karşıya bırakıldılar. Ailelerinden koparıldılar. Ama en önemlisi; hepimiz bir ülkenin adalet duygusunun sınandığı bir sürecin içine hapsedildik.
Düşünün ki üzerinde “TC” ibaresi bulunan, bu ülkenin en köklü kurumlarından biri olan İstanbul Üniversitesi’nden 31 yıl önce alınmış, helalliği tartışmasız bir diplomayı, yalnızca siyasi bir yarışın önünü kesmek adına yok saymaya kalktılar. Bu, emeğe, geçmişe ve hukuka yönelmiş ağır bir müdahaledir.
Bu dava, tarihin en kritik sınavlarından biridir. Çünkü adaletin kalemi güçlüden yana yazmaya başlarsa o terazinin dengesi bir daha kolay kurulamaz. Tarih bize şunu öğretmiştir: Mahkeme salonları bazen yalnızca yargının değil; hakikatin, direnişin ve onurun kürsüsü olmuştur.
Adalet, bir devletin temelidir. Ama adalet siyasetin gölgesine girdiğinde, devletin temeli........
