menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çoklu krizler dönemi

19 0
27.04.2026

Osmanlıcı, ümmetçi hayalciler, yine yeniden emperyalist çıkarların önlerine attığı kırıntılarla meşgul. Ne diyor dış sesleri: “Bu bölge için iyi olan monarşiden yana, güçlü liderlik rejimleridir. Demokrasi mi, aman sakın, biz sizi biliriz, size demokrasi elbise ölçüsü tutmaz, geçiniz!...”

Monarşiye, otokrasiye şapka çıkaran bu çıkarcı çıkışlar şaşırtıcı mı derseniz, pek değil. Sadece dış ses artık daha açık, net bir tonda, el yükselterek karşıdevrimcilere selam yolluyor. Oysa biliyoruz ki Ortadoğu’nun karanlık şiddet döngüsünün, emperyalistlerin böl-parçala stratejisinin önünü kesen, demokratik, laik, hukuk devleti ilkesi, ulus bilincidir. Katılımcı demokrasi ve sandık özgürlüğü, tek kuvvetin millet olduğunun da temel ilkelerindendir.

İşgalcilerin vatan toprağından sökülüp atılmasıyla 1923’te kurulan, Atatürk devrimleriyle Aydınlanma yolu izindeki Cumhuriyete alerjisi olanların bulabildikleri her ara boşluktan sızma çabası yeni değil. Bunun için bir kez daha demokrasiden uzaklaşan, popülizmle süslü her türlü eğilime karşı partiler üstü bir yaklaşımla, toplumun tüm bileşenleriyle kırmızı kart göstermek ülkemizin güçlü şekilde yarınlara taşınması açısından kritik önemde.

ATİNA-PARİS İTTİFAKI 

Dış seslerin çoğalması........

© Cumhuriyet