menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Abluka

20 0
24.02.2026

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu. Bu sözcük, biri yurtiçinde ve diğeri de yurtdışında olmak üzere iki ayrı konuyu bize çağrıştırıyor. Abluka sözcüğünün her geçişinde, yurtiçinde ülkenin birinci partisi CHP’nin ve onun yönetiminde olduğu kurumların kuşatılmasını düşünüyoruz. Yurtdışında da Küba’ya yönelik ABD ablukası ister istemez aklımıza düşüyor.

Dün biri Ankara’da, diğeri İstanbul’da olmak üzere CHP’ye yönelik iki ayrı davanın duruşması vardı. Bu davalar ve duruşmalar bile, CHP’nin nasıl bir siyasal ve yargısal abluka altında olduğunu gösteriyor. Bütün bu davalarla; CHP kendi derdine düşürülmek isteniyor, halkın gündeminden koparılmaya çalışılıyor. Bazı sözde muhalifler de bu amaçla kullanılıyor. Oysa CHP’ye yönelik ablukaya karşı çıkmak, muhalefetin ve kendisini muhalif gören herkesin ortak sorumluluğudur.

CHP, ülkemizin halen birinci ve en büyük partisi olduğu gibi, aynı zamanda Cumhuriyetin de kurucu partisidir. Cumhuriyetin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan CHP, ulusal kurtuluşun ateşleri içinden doğmuştur. Özünde antiemperyalist bir partidir.

İşte bütün bu özellikleri ile özgündür ve diğer partilerden ayrılır, farklılaşır. Aynı zamanda, dünyanın halen yaşayan en eski ve köklü partilerindendir. Uluslararası siyasal platformda ve üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal’de, en etkin ve önde gelen partiler arasında kabul ediliyor.

İşte bu........

© Cumhuriyet