Sosyalistler açısından CHP meselesi
Sosyalistlerin çoğunluğu “sistem içi hesaplaşma” diyerek Ergenekon-Balyoz kumpaslarında “tarafsız” kalmadılar. Tersine bunun Cumhuriyete karşı darbe olduğunu görerek tarihin doğru tarafında konumlandılar. Aynı durun bugün de geçerlidir.
Meseleye “CHP içi mesele” diye bakmak siyaset dışı bir tutumdur, çünkü mesele CHP meselesi değildir; Türkiye’nin iyi kötü varolan demokratik rejiminin tırpanlanması meselesidir.
Meseleye “hukuk” diye bakmak zaten olası değildir. Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesine göre parti kurultaylarının geçerli olup olmaması konusunda tek yetkili ve görevli yargı makamı YSK’dir. Ancak YSK bu tablo karşısında kendisinin yetkisiz olduğuna karar vererek hukuk adına vahim, önümüzdeki seçim adına ise kaygı veren bir tutum aldı. Özetle istinaf mahkemesinin CHP kurultayı hakkındaki “mutlak butlan” kararı hukuk dışıdır.
Mesele Özel/İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu çatışmasından ötedir, o nedenle mesele bu isimlerin arasında ideolojik ve politik bir fark olup olmaması da değildir, mesele Cumhuriyete yeni bir karşıdarbe daha yapılıyor olmasıdır.
Erdoğan’ın başkanlık rejimi projesinin ilk aşaması, ABD’deki gibi “iki partili” bir sistemdi.
İlk aşamaydı ve esas hedef bakımından geçiciydi, zira iki partili,........
