Emperyalizmin çelişkisi ve bulduğu çözüm (11)
Ulus Devlet’ten “İyi Niyetli/İnsancıl (Benevolent) Monarşi”ye!
Teknolojisi gelişmiş ülkeler, teknolojisi gelişmemiş ülkeleri güdümler ve sömürürler.
Tarım Devrimi’nin son dönemi olan Ortaçağ’da, Roma İmparatorluğu’nun mirasçısı olan Osmanlı İmparatorluğu, bilinen dünyanın yani Avrasya’nın egemeni ve emperyalist gücüdür.
Derken Endüstri Devrimi gelir ve Kilise’nin egemenliğinden kurtulan Batı, teknolojik üstünlüğü ele geçirir.
İngiltere’nin öncülük ettiği Endüstri Devrimi, Birinci Dünya Savaşı ile Din/Tarım İmparatorluklarını tasfiye eder ama dünya egemenliğini de ABD’ye kaptırır.
Batı’yı Kilisenin egemenliğinden kurtaran ve yeni sınıfları yaratan Endüstri Devrimi, çok dinli çok milliyetli Din/Tarım imparatorluklarını da tasfiye ederek yerlerine Üniter Ulusal Devlet yapılarını kurmuştur.
Bunun arkasında da Papalık, Halifelik gibi egemenlik kaynağını Semavi Dinlerden alan ideolojiler yerine, Genel Oy Hakkı, Milli İrade, Halk Egemenliği, Laiklik gibi, “Demokratik” ideolojiler yer almıştır.
Endüstri Devrimi’nin, Din/Tarım Devleti’nin çok dinli çok mezhepli, çok ırklı/milliyetli feodal yapısına karşı zorunlu olarak getirdiği bu yeni sınıfsal yapı, din, mezhep, ırk ve milliyet farklılıklarını “Üniter Ulusal Devlet” anlayışı içinde bütünleştirmeye yöneliktir.
O zamandan beri de Emperyalizm, kendisinin sınıflı “Demokratik ve Laik Üniter Devlet”........
