23 Nisan'da Merdan Yanardağ karabasanı
Burası, benim doğduğum, büyüdüğüm, yurtdışından heyecanla döndüğüm, korumak ve geliştirmek için ölmeye hazır olduğum VATANIM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ mi?
Bugün ATATÜRK’ün çocuklara armağan ettiği 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI mı?
Türkiye’nin siyaset ve hukuk tarihine geçen üç akıl almaz sürecin doruk noktalarını belirleyen ve aynı günlerde meydana gelen üç ayrı olay:
1- Yıllar önce katledilen bir kızın, Gülistan Doku’nun cinayeti dolayısıyla, olayı örtbas eden, devletin Tunceli Valisi’nin, Tuncay Sonel’in tutuklanması ve dehşet verici ayrıntıların öğrenilmesi.
2- “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturması kapsamında 6’sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 17’si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada, suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın, tutuksuz yargılanmasına ilaveten, banka hesapları üzerindeki blokelerin de kaldırılması.
3- Bir iftira dolayısıyla, Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte “Casusluk yaptığı” gerekçesiyle tutuklanan ve henüz yargılanması bile başlamayan Merdan Yanardağ’ın kurduğu ve yönettiği, tutuklandığı gün el konulan TELE 1 televizyon kanalının 28 milyon liraya satışa çıkarılması.
Merdan Yanardağ olayı özet olarak şöyle:
1- Merdan Yanardağ, iftira olduğu iddia edilen bir ihbara dayalı olarak “Casusluk” suçlamasıyla tutuklanıyor.
2- Kurmuş olduğu ve yönettiği TELE 1 adlı televizyon kanalına, aynı gün el konuyor.
3- “Casusluk” konusundaki iddianame açıklandığında,........
