menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bu Kanunu Adalet Bakanı Yürütür”

26 0
07.05.2026

Adaleti sağlamak üzere kurgulanan yasalara insanların uymaları gerekirken, yasaları insanlara uydurmak ancak adaletin olmadığı, kanunsuzluğun kanun halini aldığı yerlerde, zamanlarda olabilir. Bir idam sehpasını kral kurar, zalim alkışlar, dalkavuk ilmeği geçirir, ‘devrin adamı’ sandalyeye tekme atar: İnsanlık, adalet, vicdan katledilir. 

ADALET, KANUNDAN ÜSTÜNDÜR

Kanunlaştırılmamış adalet olabilir ama adaletsiz kanun olamaz, olmamalıdır! Ne yazık ki insanlık tarihi boyunca adaleti değil, sistem egemenlerinin ve aparatlarının iktidarını güçlendirmek üzere yasalar aracı kılınıyor. Kanun yapıcılar; yasalar yoluyla otoritelerini sağlamlaştırmak, iktidarlarını kalıcılaştırmak, güçlerine güç katmak istiyorlar.

Bir kanun yapıcı, hemen her şeyi kanunun konusu yapabilir. Örneğin, “Saat 5’ten sonra kadınlar sokağa çıkamaz.” ya da “Sadece kıvırcık saçlılar umumi tuvaletleri kullanabilir.”  ya da “Gamzesi olmayanlar gülemez.” diyebilir. Bu gibi saçmalıklar sistemin ve aktörlerinin dalkavuklarından, korkaklardan, birtakım lobilerden destek bulabilir de… Ama böyle kanunlar, gerçekte adaleti tesis etmeyi amaçlamaz, tersine; sadece adı geçen/geçmeyen toplumsal sınıfın özgürlüğüne getirdiği yasal sınırlamayla cinsiyetçilik, sınıfçılık, ayrımcılık, dışlayıcılık, sınırlayıcılık vb. getirerek özgürlük gibi temel bir hakkı bile gaspedecek kadar ileriye gidebilir. Bunların da ötesinde zalimlerin elinde kanunlar idam mangalarını, sehpalarını yasallaştırır. 

“Ad hominem”, “kişiye özel” demek. Bir fikri öldüremediğinizde sahibini öldürmek bazı acizlerin tek yapabildiğidir. Bunu........

© Cumhuriyet