Ne diyem, Mahmut mu diyem?
Filler barışınca dünya çimenlerin olacak sanırsınız, olmaz.
Günlerdir iktidarla muhalefetin anlaştığı çerçeve yasa üzerine yazıyorum. Bana sorsanız bu kara düzenin değişmesi lazım. Ancak o güne kadar bir uzlaşma, bir mutabakat, bir el sıkışma olacaksa... Anayasal düzende, hukuk devletinde, demokraside olması lazım. AYM-AİHM kararları uygulansın, ifade hürriyetinden örgütlenme özgürlüğüne anayasal hakların kullanımının önü açılsın, yargı emir-talimat ilişkisinden kurtarılsın, siyasi davalar bitsin, herkesi terörle itham eden eline silah almamışları terörle suçlayan yasalar değişsin, infaz düzenlemesi “sadece PKK’ye özel yasa” yerine adil ve eşitlikçi bir şekilde olsun... Listeyi uzatabilirim. Yazdıklarım uzak cennet değil. Zaten anayasada yazan, kanunların emrettiği, tarih içinde etle tırnakla kazandığımız hakkımız. Ancak birileri onu gasp etti diye adeta muhalefetin de oluruyla “kızıl elma” ilan ediliyor. “Bir başka bahara” denilerek İmralı’dan çıkan demokrasisiz, anayasaya aykırı, eşitsiz, pazarlık yasası “iktidarın oluru muhalefetin kabulüyle” üstelik bir dizi ön şartla yürürlüğe giriyor.
Başladığından beri başka ülkelerin medyalarını takip ediyorum. Sürecin görünmeyen bir tarafı daha var: Dış dünya hukuku. Birçok ülke “Peki biz şimdi ne yapacağız” diye tartışıyor. Zira Türkiye’de hem iktidarın hem de muhalefetin kabul ettiği “hukuksuz yasalar”ı oralarda teknik olarak uygulamaya koymak zor.
Bir örnek üzerinden anlatayım...
Mahmut Tat’ı hatırladınız mı?
Yıl 2022. UkraynaRusya savaşının ardından İsveç, NATO’ya girmek için başvurmuştu. Tüm NATO üyelerinin onayı gerekiyordu. Hepsi “tamam” dedi.
İktidar medyası günlerce yayın yaptı. İsveç’te PKK rahatça eylem yapıyordu. Örgüt üyeleri ellerinde Öcalan posterleriyle yürüyor, PKK’ye destek sloganları atabiliyordu. PKK’li olmak İsveç’te neredeyse suç da değildi. AKP medyası günlerce görüntüleriyle haberler yaptı. İadesi istenen “tehlikeli teröristler listesi” fotoğraflarıyla duyuruldu.
Erdoğan kürsüden İsveç’e yolu şöyle gösterdi: “Siz teröristleri vermeyeceksiniz, bizden NATO üyeliği isteyeceksiniz. Hem PKK’ye destek verip hem bizden destek istemek olmaz”.
Türkiye, NATO’yu kilitleyince arabulucular devreye girdi. Genel sekreter Stoltenberg mekik diplomasisi yaptı. İsveç geri adım attı. Türkiye ile Finlandiya’nın da dahil olduğu bir anlaşma imzaladı.
İsveç, anlaşma gereğince PKK’yi hedef alan yeni bir terörle mücadele yasasını kabul etti. Kimi PKK eylemlerine müdahale........
