menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Genelge ile dayatılan teokrasi

27 3
22.01.2026

"Laiklik, devletin dinsel bir meşruiyete dayanmamasıdır.

Devletin dinsel bir dünya görüşünü dayatması, hukuk devletinin sonu, totalitarizmin

başlangıcıdır."

Prof. Dr. Bülent TANÖR (Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri, Yapı Kredi Yay).

Son YÖK genelgesi (12.01.2026), ne denli süslenip sündürme yorumlarla gerekçelendirilmeye çalışılsa da düpedüz Anayasanın özüne ve pek çok pozitif kuralına (maddesine) aykırıdır.

Özellikle md. 24/son tartışmasız çok nettir, açıkça emredicidir (buyurucudur) :

din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla

her ne suretle olursa olsun, dini veya dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde özellikle perçinlenen “Laiklik” ilkesi, yalnızca yalın (basit) bir din-devlet ayrımı değil; hukuk normlarının kaynağının us, bilim ve sürekli değişen dünya - toplum gereklilikleri -Seküler- olması zorunluluğudur.

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) tüm üniversitelere gönderdiği, eğitim saatlerini Cuma namazına göre uyarlamayı “buyuran” genelgesi, İdarenin "hizmetin gerekleri" yerine "dinin gereklerini,"

-giderek bir mezhebin şeriatını!- temel aldığını göstermektedir. Bu ciddi sorunun, söz konusu yönetsel işlemin (idari tasarrufun) Anayasal düzlemdeki yıkımını irdeleyelim:

YÖK genelgesinin gerekçesi olarak sunulan "ibadet hürriyeti" savunması, Anayasa md. 24 koruma kalkanı ardına gizlenmiş bir Anayasa çiğnemidir (ihlalidir); yaptırımı TCK md. 309’dur.

Madde 24 ve sınırları: Yazımızın başında aynen verdiğimiz Anayasa’nın 24. maddesi tapınç özgürlüğünü (ibadet hürriyetini) güvence altına alırken, son fıkrasında devletin temel düzeninin bir ölçüde de (kısmen de) olsa din kurallarına dayandırılamayacağını “her ne suretle olursa olsun“ diyerek mutlak bir dille yasaklar.

Ek olarak Anayasa md. 14, temel hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasını açıkça yasaklar:

“Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”

Demokratik Hukuk Devleti olan Cumhuriyetimizin olmazsa olmazı, kilit taşı........

© Cumhuriyet