menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyetin 2. yüzyılında ‘merhametli monarşi’ reddiyesi

18 0
04.06.2026

TC 2. yüzyılının eşiğinde, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasal, ekonomik ve hukuksal fetret dönemini yaşıyor. 31 Mart yerel seçimleriyle ortaya çıkan siyasal coğrafya, CHP’yi 1. parti yaparken, 23 yıldır ülkeyi yöneten AKP rejimine halkın onamı (rızası) tükendi. Ekonomik yıkım, kanımızı emen talanın sürdürülemezliği ve halkın derin yoksulluğu, Cumhur İttifakı için de dayanılmaz bir karabasana dönüştü. A. Gramsci’nin ölümsüz belirlemesi, günümüzü özetliyor: “Eski dünya ölüyor, yenisi ise bir türlü doğamıyor, işte bu ara dönemde (interregnum) çok çeşitli hastalıklı belirtiler baş gösterir.” YSK’nin anayasal yetkisini kullanmayıp istinafın mutlak butlan ile sakat kararı ve CHP üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan kapatma/bölme/seçime sokmama senaryosu tam da bu hastalıklı dönemin oyunları ve yazarı AKP rejimi. RTE, 2028 seçiminde anayasal engelle yeniden aday olamıyor; bu kilidi açmak için 360 vekil desteğiyle erken seçim veya 400 vekille anayasa değiştirmenin yolunu arıyor.

KÜRESEL DENKLEM VE İÇERİDEKİ ARAYIŞ: ‘MERHAMETLİ MONARŞİ’ TUZAĞI

Financial Times, The Economist ve Foreign Policy vd, Türkiye’nin dış politikada ekonomik sıkışmışlık nedeniyle Batı ve ABD eksenine yeniden çıpalanma çabasına dikkat çekiyor. Yüksek dış borç ve sıcak para gereksinimi=dış politikada uydulaşma! Sömürge valisi (!) T. Barrack’ın dayattığı merhametli monarşi, küresel sermayenin Türkiye’ ye bakışını yansıtıyor. Bu rol demokrasiyi, güçler ayrılığını ve hukuku dışlayarak, sermaye akışını güvenceleyen “istikrarlı, tek adam güdümlü ama Batı çıkarlarına uyumlu otoriterizm” dayatıyor. İktidarın TBMM’de 360-400’e erişmek için DEM ile yürüttüğü açılım flörtü, özünde demokratik uzlaşı değil; rejimin ömrünü uzatacak manevra. Ancak bu tehlikeli........

© Cumhuriyet