menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

+VALENTİNO KIRMIZISI’NI YARATAN SON İMPARATORA VEDA+

10 0
21.01.2026

Valentino Garavani, soyadını pek kullanmayı sevmezdi. Hatta hiç sevmezdi. Mesleğinde son derece titizdi. İnançlıydı ve her pazar kilise ayinine mutlaka katılırdı. Yanında hiç para taşımazdı; günlük ve anlık harcamalarından asistanları sorumluydu.

Valentino da cinsel tercihini, Giorgio Armani gibi açıkça itiraf edenlerdendi. 65 yıllık sevgilisi Giancarlo Giammetti ile her şeyi ortaktı. Piyasada çok yetenekli tasarımcı vardı: Luisa Spagnoli, Laura Biagiotti, Nicola Trussardi gibi… 1960’ta Roma’nın ünlü Via dei Condotti Caddesi’nde açtığı atölyesinde rakiplerini açıkça dile getirdi: Yves Saint Laurent ve Karl Lagerfeld. Bir röportajında şöyle demişti:

“Onlar benim gibi yetenekli tasarımcı çocuklardı. Rekabeti, eşit ve centilmence onlarla yapmayı düşündüm.”

Bir ara iflasın eşiğine geldi. İşte o sırada Giancarlo Giammetti ile tanıştı. Giammetti hem kurtarıcısı, hem ortağı hem de hayat arkadaşı oldu. Roma’da yaşıyor, modanın başkenti Milano’da tasarımlarını podyuma taşıyordu ama aklı hep Paris’teydi. Nitekim doksanlı yıllarda Fransa’da yaşamayı tercih etti. Pılını pırtısını topladı ve Paris’e uçtu.

Elinde çok büyük bir koz vardı: Sofia Loren. Tasarımlarında öncelikle hep onu seçti. Giorgio Armani’nin de ilk tercihi Loren’di. Aralarında sanki gizli bir centilmenlik anlaşması vardı; bu güzel kadın için dalaşmadılar.

Bir gün Valentino, Barcelona’da bir tiyatroya davetliydi. En ön sırada oturuyordu. Sahneye kırmızı giysili bir sanatçı çıktı. Spotlar yandan ışık veriyordu. Ünlü tasarımcı, kıyafetten çok rengine tutuldu. Üzerine düşen gölge bambaşka bir kırmızı yaratmıştı.

İşte o an, moda tarihine geçecek bir sezginin doğduğu andı. Hemen Paris’e döndü ve belleğine kazınan o kırmızının kumaşını özel olarak üretmek için çalıştı.
O kırmızıyı piyasada bulamayacağını biliyordu. Kumaşlar özel üretildi, tonlarca deneme yapıldı, ışık altında defalarca test edildi. Sonunda ortaya ne tam bordoya ne de klasik ateş kırmızısına benzeyen, güçlü, asil ve baş döndürücü bir renk çıktı: Valentino Kırmızısı.

Valentino bu renge, bir anlam yükledi. Moda maestrosu bunu şöyle açıklamıştı:

“Kırmızı giyen bir kadının her zaman muhteşem olduğunu düşünüyorum. Bir kadın kırmızı giydiğinde her zaman fark edilir. Kırmızı, kadının gücüdür,” diyordu.
Hatta daha da ileri giderek şunu eklemişti:

“Ben kadınlara kırmızı giymeyi öğrettim ve bu rengi çok seviyorum.”........

© CNN Türk