YILIN İLK ÇEYREĞİ GERİDE KALIRKEN..
İlgili dönemin son ayında fiilen, öncesinde ise gergin bekleyiş günleri altında süregelen Körfez Savaşı, ana eko-politik faktör olarak kalmaya devam ediyor. Şubat sonu başlayan sıcak savaş koşulları öncesindeki iki aylık dönemde BİST (Borsa İstanbul), Türk Lirası Varlıklar, Altın tarihi seviyeleri test eder iken, Mart ayında tümünün ters yönde gelişme kanalına geçtiği izleniyor. Altın cephesinde, savaşın sürdüğü bir aylık dönem itibarıyla, 2008 yılından bu yana yaşanan en büyük düşüş oranına yaklaşıyor. Keza, devlet tahvilleri bakımından benzer seyir çerçevesinde; savaş öncesinde net alıcılı kompozisyonun, daha sonra net satıcılı yönüne döndüğü kayıtlara geçiyor. Güçlü Dolar sendromu gündemde kalmak ile beraber, çeyreklik dönemin tamamı açısından yatırımcısına kaybettirdiği ortaya çıkıyor. Savaşın etkisi metaller piyasasında da yaşanıyor; alüminyum için görülen fiyat artışı, bakır tarafında ters yönde bir gelişmeye eşlik ediyor.
Körfez Savaşı’nın ana ekseni olan ve gelişmeleri “arz temelli“ bir jeo-politik şok kulvarına çeken petrol fiyatları; inişli-çıkışlı bir seyir izleme eğilimini sürdürüyor. Savaş koşulları andacında, petrolün üç haneli düzeylerin üzerinde kalma vade ve ısrarı “istikrar” kazanıyor! İlk çeyrekte, akaryakıt fiyatlandırma mekanizması çalıştırılarak ortaya çıkan fiyat artışlarının u’inin kamu tarafından karşılandığı ve bütçe üzerine gelen etkinin %0,6 düzeyinde kaldığı ifade ediliyor. Ancak, uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard & Poors yeni bir raporunda; farklı petrol fiyat senaryolarının tamamında, petrol şoku........
