Özkan Saçkan İle Günün Kitapları 11 Ekim 2026
Kimseler Beklemezken: Bunca dil öğrendim de ne oldu? İnsan kendi dilinde bile kendini anlatamadıktan, anlatacak birini bulamadıktan sonra diğer dilleri anlasa ne olur anlamasa ne olur?
Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış: Ressam ve yazar, Kur’an ayetlerini tarihsel bağlam, sembolik dil ve bâtıni okumalar eşliğinde yeniden düşünmeye çağırırken; zihin, ego ve bilinç kavramlarını merkeze alıyor.
Büyük Fırsatlar: Türkiye’de Taş, Kâğıt, Makas adlı derlemesiyle tanınan, çağdaş Rus edebiyatının önemli isimlerinden yazar, Sovyet sonrası Rusya’ya hem içeriden hem de başka ülkelere göçmüş Rusların gözüyle bakmayı ve acı tatlı insan hikâyeleri anlatmayı sürdürüyor.
Yüzyılın Tanığı: Yazarın kaleminden doğan kitap, Anadolu Ajansı’nın bu büyük yürüyüşünü yalnızca bir kurum tarihi olarak değil; savaşların, krizlerin ve dönüşümlerin içinden geçen bir gazetecilik tanıklığı olarak anlatıyor.
Yarını Hatırla: “Kitap; Varoluşu büyük bir perspektiften sorgulayan, yüksek bilinç ve kadim tonla yazılmış muhteşem bir roman.”
Figüran: Tutku dolu, hatta saplantıya varan bu araştırma onu, geçmişin hayaletleriyle dolu bir Paris’te kaybolmuş zamanın izinde bir yolculuğa çıkaracaktır.
Aile sırları, hakikat, vicdan ve hafıza arasında örülmüş sürprizlerle dolu bir roman
ABDULLAH Aren Çelik’ten KİMSELER BEKLEMEZKEN. “Yaşamak için hakiki bir neden bulamayan biri, kötülüğü bile sahiplenebilir.” Derin, doğrularından ödün vermeyen genç bir gazetecidir. Ancak dokunulmaması gereken bir dosyayı haber yapması hayatını geri dönüşsüzce değiştirecektir. Aynı gün hem annesini kaybeder hem de evi kimliği belirsiz kişilerce altüst edilir. Annesinin eşyaları arasında bulduğu eski bir kartpostal Derin’i yalnızca başka bir şehre değil, yıllardır cevabını aradığı soruların peşine sürükler. Her adımda geçmiş biraz daha gün yüzüne çıkar, her cevap yeni bir soruya kapı aralar. Yediler Teknesi ile Vedat Türkali Jüri Özel Ödülü’nü alan yazarın kaleminden aile sırları, hakikat, vicdan ve hafıza arasında örülmüş sürprizlerle dolu bir roman. Bunca dil öğrendim de ne oldu? İnsan kendi dilinde bile kendini anlatamadıktan, anlatacak birini bulamadıktan sonra diğer dilleri anlasa ne olur anlamasa ne olur? 216 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)
“Güneş balçıkla sıvanmaz!” denir. Peki ya balçık bir bakışın ta kendisiyse?
RECEP Çiftci’den MEĞERSEM GÜNEŞ HEP BALÇIKLA SIVANIRMIŞ. Kur’an’a alışılmış sınırların dışından bakmaya cesaret edenlerdenseniz doğru yerdesiniz. Çünkü bu satırlar, suretten sirete, kabuktan öze doğru yapılan bir iç yolculuğun davetini temsil ediyor. “Güneş balçıkla sıvanmaz!” denir. Peki ya balçık bir bakışın ta kendisiyse? Hakikatin örtülmediğini, yalnızca onu algılayan bilincin zamanla perdelerle kuşatıldığını hatırlatan bu eser, Kur’an’ı........
