menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

II. Mahmut Reformları Ve Cumhuriyet’e Uzanan Aydınlanma Yolu

17 0
09.08.2026

Osmanlı İmparatorluğu, Orta Çağ ve Yeni Çağ boyunca üç kıtaya yayılan coğrafyasında altı yüzyıl kadar egemenlik sürdürdü. İmparatorluğun toplumsal yapısı; farklı din, dil ve kültürleri bünyesinde barındıran çok katmanlı bir mozaiğe sahipti. Ancak bu heterojen yapı, içinde derin çelişkileri de barındırıyordu. Tanzimat’ın ilanına kadar devletin idari, sivil, askeri ve adli kadrolarını yetiştiren sistem hayli yetersiz kalmış; II. Mahmut dönemine (1808-1839) gelinceye kadar halkı doğrudan kapsayan yaygın bir kurumlaşma ve modern eğitim hamlesi gerçekleştirilememişti. Bu döneme dek Müslüman ahali için eğitim; sıbyan okulları ile medreselerin denetiminde, dini ağırlıklı bir müfredatla sürdürülmekteydi.

Osmanlı İmparatorluğu çöküşün eşiğindeyken kaderini değiştirecek hamle köhneleşmiş kurumları tamir etmekten değil, onları kökten değiştirmekten geçiyordu. Gelenekçi çevrelerce “Gâvur Padişah” olarak adlandırılma pahasına Osmanlı’nın modernleşme meşalesini yakan Sultan II. Mahmut, attığı idari ve eğitsel adımlarla yalnızca kendi dönemini değil, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yetişeceği Cumhuriyet’e uzanan aydınlanma yolunu da döşemişti. Bugün geriye dönüp baktığımızda gördüğümüz şey; modern devlet aygıtının, çağdaş eğitimin ve anayasal hakların temellerinin atıldığı zorlu ama cesur bir zihniyet devrimidir.

Avrupa’da yaşanan Sanayi Devrimi; buharlı makineler, yeni keşifler, üretim ve ulaşım ekonomisindeki baş döndürücü gelişmelerle dünyayı dönüştürürken Sultan II. Mahmut, Osmanlı’nın bu hıza yetişmesi gerektiğinin farkındaydı. Fakat medreseler, bilimsel gelişmeler ve yeni teknikler karşısında dogmatik kabullerle dünyevi yaşamın tartışmaları üzerinde direnç gösteriyordu. Avrupa’da eğitim metotları ve ders programları hızla yenilenirken Osmanlı medreselerinde yenilikleri kabul etmeyen mistik eğitim kavramları hakimdi. Öyle ki, Avrupa’dan yaklaşık üç asır sonra, ancak 1727’de Müteferrika Matbaası ile başlayan süreç dahi ağır aksak yürümüş; Basımevi II. Mahmut’un gayretleriyle Beyazıt’a taşınarak 1866’da Matbaa-i Âmire adıyla genişletilmiş, ne yazık ki II. Abdülhamit döneminde (1901-1908) geçici olarak kapatılmıştır. Matbaanın üç asırlık gecikmesi, bilimin ve eğitimin de çağı üç asır geriden takip etmesine yol açmıştır.

Siyasi ve İdari Yapılanmada Yenilikler:

19 . Yüzyılın başlarında Sultan II. Mahmut, imparatorluğun siyasi ve toprak bütünlüğünü koruyabilmek amacıyla batılı anlamda seküler, modern ve işlevsel bir devlet yapılanmasını planlamaya başladı. Döneminin çalkantılı atmosferinde; 1808’de Sened-i İttifak, 1812 Vahhabi İsyanı, 1820 Eflak-Boğdan ve 1821 Mora Ayaklanmaları, 1827 Navarin Baskını ve 1833 Kavalalı Mehmet Ali Paşa Krizi gibi büyük iç ve dış sorunlarla boğuşurken dahi yılmadan ve korkmadan çalışarak Cumhuriyete kadar ulaşacak geleceğin inşası için reformlar yapma kararlılığından vazgeçmedi.

1826 (Vaka-yı Hayriye): Yozlaşan Yeniçeri Ocağı kaldırıldı; yerine Asker-i Mansure-i Muhammediye adıyla modern bir ordu kuruldu. Yeniçeri Ocağına ait tüm rütbe, unvan, nişan ve diğer unvanlarının kullanılması yasaklandı. İsyan Olaylarına karışan kayıkçı, bekçi ve tulumbacılardan oluşan yaklaşık 18.500 kişi Anadolu’ya sürüldü. Mülkiyet hakkını ihlal eden geleneksel müsaderenin (devletin suçlu veya ölen kişilerin malına el koyması) yalnızca mahkeme kararıyla devlete ait olduğu saptanan servetlere uygulanması kuralı getirildi.

1828: Kıyafet Nizamnamesi yayımlanarak sarık ve kavuk kullanımı yasaklandı; ceket, pantolon ve fes giyilmesi zorunlu kılındı. Resim yaptırma ve astırma yasakları kaldırıldı.

1831: Orduda asker ve vergi mükelleflerinin sayısal durumunun bilinmesi için modern anlamda ilk nüfus sayımı yapıldı. İlk resmi Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi yayımlanmaya başlandı ve ilk ulusal posta teşkilatı kuruldu. Yurt dış çıkışları ve diplomatik görevliler için pasaport düzenlemesi getirildi.

1838: Divan-I Humayun kaldırıldı, modern bakanlıklar (nazırlıklar) ve meclisler kuruldu. Bugünkü Yargıtay ve Danıştay’ın temeli sayılan, adli ve idari işlerden sorumlu Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye ile kamu idaresini........

© Bodrum Gündem