Okul Arayışları Aynı Sınıfta Onlarca Farklı Çocuk
Bu soruyu milletimizin ortak düşünce, bilim, sanat ve kültür hafızasında iz bırakmış şahsiyetlere sorsaydık, her biri kendi dünyasından başka bir cevap verirdi.
Cahit Arf, matematiğin soyut dünyasında insan aklının bilinmeyeni keşfetme gücünü temsil ederdi. Onun düşünce dünyasından esinlenerek çocuk, elemanları henüz bütünüyle keşfedilmemiş büyük bir küme olarak düşünülebilirdi.
Ali Demirsoy, biyolojinin penceresinden çocuğu; kalıtımıyla çevresi arasındaki etkileşim içinde gelişen, değişen ve uyum sağlayan canlı bir varlık olarak ele alabilirdi.
Doğan Cüceloğlu, çocuğun yalnızca davranışlarına ve başarılarına değil; duygularına, ilişkilerine, güven ihtiyacına ve kendisini değerli hissedip hissetmediğine bakmamız gerektiğini hatırlatırdı.
İoanna Kuçuradi, felsefi açıdan çocuğu, başkalarının verdiği hükümlere indirgenemeyecek; kendi değeri ve onuru bulunan bir insan olarak görmemizi sağlardı.
İlber Ortaylı, bir tarihçi olarak çocuğun yalnızca bugünün öğrencisi olmadığını; geçmiş, toplum, kültür ve medeniyet birikimi içinde şekillenen bir insan olduğunu hatırlatırdı. Çocuğun dünyayı anlaması için yalnızca bilgiye değil, zaman duygusuna ve tarih bilincine de ihtiyacı vardır.
Adile Naşit, tiyatro ve sinema sanatçısı kimliğinin yanı sıra, televizyon ekranlarında çocuklara seslendiği “Uykudan Önce” programıyla birçok kuşağın hafızasında yer etmişti. Onun temsil ettiği dünyada çocuk; masallarla büyüyen, sesi duyulan, şefkatle sarıp sarmalanan ve güven içinde büyümesi gereken bir insandır.
Barış Manço, hem müziği hem de “7’den 77’ye” kuşağındaki “Adam Olacak Çocuk” bölümüyle çocuğu bir yetişkin gibi ciddiye alan güçlü bir figürdü. Onun dünyasında çocuk; dinlenmeye değer fikirleri olan, soru soran, merak eden, üreten ve toplum içinde özgürce söz hakkı bulunan bir bireydir.
Eda Erdem, voleybolda yeteneğin emek, disiplin, beden-zihin uyumu ve takım çalışmasıyla nasıl somut bir güce dönüştüğünü gösteren başarılı bir sporcudur. Onun temsil ettiği bakış, çocuğun yalnızca zihinsel değil; bedensel, duygusal ve sosyal potansiyelinin de bir bütün olarak desteklenmesi gerektiğini ortaya koyar.
Bu isimlerin her biri çocuğa başka bir açıdan bakmamızı sağlar.
Biri zihnin keşif gücünü, biri biyolojik gelişimi, biri duygusal dünyayı, biri insan onurunu, biri tarih ve kültür bilincini, biri şefkati,........
