Zehir mi, narkoz mu?
19 Şubat 2025... Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, bir milletvekili, “Kemalizm zehirdir. Bu zehri yutmayacağız”, dedi. Bir söz... Ama, bir milletin hafızasına saplanan kırık bir cam parçası... Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’e açıkça hakaret... ★★★ 29 Mart 2026... Bu kez başka bir kürsüden... Memur-Sen Genel Başkanı şunları söyledi: “Yiğit düştüğü yerden kalkar, derler. Anadolu, yüz yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilen eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var...” ★★★ “Anadolu, yüz yıllık narkozdan çıkıyor...” “Narkoz”... Yani uyku, uyuşma, bilinçsizlik... Cumhuriyet’i, “narkoz dönemi” olarak tanımlıyor. ★★★ Vatanın işgalden kurtarılması mı, narkoz? İdam fermanı Sevr’in çöpe atılması mı? Saltanatın kaldırılması mı? Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu Lozan’ın başarısı mı? Cumhuriyet’in ilan edilmesi mi? Halifeliğin kaldırılması mı? “Ümmet”in millet, “kul”un değerli birey olması mı? Nedir, zehir?.. Nedir, narkoz?.. ★★★ Atatürk’le ve Cumhuriyet’le problemi olanlar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin, 1923’te açılan bir parantez” olduğunu söylerler. Yani açılmış ve kapanması gereken bir ara... Bu söylem, genellikle “İkinci Cumhuriyetçiler” tarafından dillendirilir. ★★★ Türkiye’yi bölmek isteyenler... Sevr’e sevdalıdırlar... Lozan’a, Cumhuriyet’e hep düşman... ★★★ PKK terör örgütü, Sevr’e sevdalıdır. Hayallerinin yerle bir edildiği Lozan’dan nefret eder. Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü hiç sevmez. Bu yüzden, “100 yıldır devlet olmamız engellendi” derler. ★★★ Sevr’i hayal edenlerle, “Cumhuriyet’in bir parantez”........
