menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyet Halk Partisi ve Kurucu Değerler

17 0
15.08.2026

Siyasette zaman zaman görüş ayrılıkları, kırgınlıklar ve sert tartışmalar yaşanabilir. Aynı siyasi gelenekten gelen, yıllarca omuz omuza mücadele etmiş insanlar bile günün koşulları içinde farklı değerlendirmelerde bulunabilir. Ancak önemli olan, bu tartışmaların ötesinde bizi bir arada tutan tarihsel değerleri ve siyasal aidiyeti unutmamaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan ve kamuoyunda “mutlak butlan” tartışmaları olarak adlandırılan sürece en başından beri karşı çıktım. Önceki dönem milletvekillerinin hazırladığı mutlak butlan karşıtı bildiriye katkı sundum ve imza attım. Çünkü bir siyasi partinin geleceğinin, özellikle de Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran 103 yıllık bir partinin iradesinin, parti üyelerinin demokratik iradesi dışında şekillendirilmesini doğru bulmuyorum.

Ancak bu tavrımın nedeni herhangi bir kişiye ya da mutlak butlan kararıyla göreve gelebilecek kişi veya kadrolara karşı kişisel bir tutum değildir.

Benim bağlılığım kişilere değil; Atatürk’ün tertemiz mirasına, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, Kuvayı Milliye ruhuna ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel kimliğinedir.

Siyasette kişiler gelir, görevler üstlenir ve zamanı geldiğinde giderler. Genel başkanlar değişir, milletvekilleri değişir, belediye başkanları değişir, parti yöneticileri değişir. Makamlar ve unvanlar geçicidir.

Ama Cumhuriyet Halk Partisi, herhangi bir kişinin siyasi kariyerinden çok daha büyük bir tarihsel mirastır.

Çünkü bu parti yalnızca seçimlere katılmak amacıyla kurulmuş sıradan bir siyasi örgüt değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklerinde Kuvayı Milliye vardır; Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri vardır; Kurtuluş Savaşı vardır; Cumhuriyet Devrimi vardır.

Cumhuriyet Halk Partisi, çağdaş uygarlık idealine giden yolun pusulasıdır. Altı Ok ise karanlık ve sisli dönemlerde yönümüzü gösteren, savrulmamızı önleyen tarihsel çıpalardır.

Tam da bugünlerde bu ilkelere her zamankinden daha fazla sarılmaya ihtiyaç vardır.

Lozan’ın tartışmaya açılmak istendiği,........

© Bizim TV