menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon Skandalı Üzerine Bazı Gözlemler: Oyunbaz’dan Hiper-Bireyselliğe

33 0
26.09.2026

Fon skandalındaki dolandırıcılık mekanizması hakkında artık yeterince bilgi sahibiyiz. Manipülasyonun herkesin, özellikle de yetkililerin gözü önünde nasıl gerçekleştiğini biliyoruz. Belirsiz olan, yaklaşık 450 bin kişinin parasının akıbeti. Mağdurlar arasında riski göze alarak “uçup kaçan” hisse trenine binenler kadar, riskten bihaber şekilde parasını güvenli sandığı para piyasası fonlara park etmiş insanlar da var. Sosyal medyada parası içeride kalmış, eli kolu bağlı bekleyen, üzgün ve kaygılı insanların hikâyelerine rastlamamak mümkün değil. Özellikle riskten kaçındığını sanarak bu skandala bulaştırılmış olanlar başta olmak üzere, umarım herkes anaparasına bir an önce kavuşur.

Karşımızda, TEFAS’taki fonların yaklaşık ’unu ilgilendiren, tüm para ve pay piyasasını (ve olası kurtarma senaryoları da hesaba katılırsa hepimizi) etkileyen, finansal piyasaların üzerine kurulduğu kırılgan güveni baltalamış bir vaka var. Kurumkırım ikliminde şaşırtıcı olmasa da yine de çarpıcı olan bu spekülasyon, manipülasyon, dolandırıcılık şebekesini anlamak, sürecin nereye evrileceğini kestirmek için geçtiğimiz hafta sosyal ağları takip ettim. Aslında gündelik hayatın her yerinde teşhis edebileceğimiz, şimdilik faşizan sıfatıyla adlandıracağım yeni bir figürün, başkasının kaybını kendi kazancı gören, başkasını aşağılamaktan haz alan, yayılma eğiliminde bir tutumun belirginleşmekte olduğunu fark ettim. Bahsettiğim, yalnızca bireysel çıkarını gözeten ya da çıkarı uğruna başkasının zararını kabullenebilen birey değil. Kendi kazanamıyorsa bile başkasının kaybetmesini isteyen, kendi kaybının acısını başkasının daha büyük kaybıyla telafi edebilen bir figür. Bu sebeple de bireyci, hesapçı diye hatta nihilist ya da özyıkımcı diye adlandıramayacağımız yeni bir figür.

Ama önce biraz geriye, faşizan figürün henüz tam belirmemiş olduğu yere, finansın gündelik, sıradan işleyişine dönelim. Her sabah 9:40’tan 9:55’e dek sabah seansı eşleşme takibi. 9:55’te eşleşmeler. Borsanın açılmasıyla yukarı ve aşağı yönlü hareketler, dalgalanmalar, bu hareketlerin olası istikametlerine dair jargona boğulmuş yorumlar, KAP bildirimleri, karmaşık grafikler, Fibonacci çizgileri, destek/direnç noktaları. Fiyatların aşağı hareket etme “eğilimine dair beklentinin oluşması muhtemel olabilmesi ihtimal dahilinde gibi görünebilir” tarzı muğlak ifadeler (tabii aksi yöndeki hareketin de göz ardı edilmemesi gerekir). 18’de BİST kapanışı, “defalarca uyarmış olduğumuz gibi” hareket etmiş olan tablolara, günün kâr-zarar hesaplarına, bir sonraki günün stratejilerine dair tartışmalar ve kapanış. Daha fazlası için hepinizi Telegram grubumuza bekliyorum.

İş günlerinde ve iş saatlerinde sabahtan akşama kadar süren, bazen streslendiren, bazen rahatlatıp keyiflendiren, arada bir de para kazandırıp kaybettiren, yetişkinlere, çoğunlukla da erkek yetişkinlere mahsus ve son yirmi yıldır da sosyal medya aracılığıyla oynanan kompleks bir oyun olan borsanın tasvir ettiğim bu akışı, borsa profesyonelleri ile zamanı görece bol, parası görece az olan kişilerin “hep aynı ama hep yeni” akışıydı. Ve aslına bakarsanız bu tasvire dair ilginç olan yegâne unsur, gözleri bağlanmış bir maymunun rastgele seçtiği hisselerden oluşan portföylerin, bütün gününü temel ve teknik analizler, sektör değerlendirmeleri, dünyaya dair genel eğilimler, küresel gelişmelerle geçiren şişkin maaşlı profesyonellerinkiler kadar, hatta çoğu zaman onlardan bile daha başarılı olabildiği gerçeğinin (evet, gerçeğinin) 1973'ten beri defalarca ve defalarca gösterilmiş olmasıydı.

Bugün yeni yeni belirginleşen faşizan figürü ayırt edebilmek için, öncelikle sosyal medyayla birlikte, onun akışında belirmiş olan Oyunbaz figürüne dönmemiz gerekir. Çünkü faşizan sapma, son birkaç yılda, bu Oyunbaz’daki tehlikeli bir patikada boy gösterdi.

Kuşkusuz oyun, finans ve kumar, sosyal medya öncesinde de vardılar. Gelgelelim sosyal medya düzeneğinin yeni dünyasında çok özgün biçimde üst üste binip kaynaştılar, paylaşılan deneyime ve dikkat dağınıklığına uyumlandılar. Bilgisayar oyunları, 2000'li yılların başından itibaren peyderpey sosyalmedyalaştı. Kutu açma (gatha), yani kumarlaşmış bir mekanik oyunlara entegre edildi. Öyle ki günümüzde bazı........

© Birikim