TTB'deki Tartışma Liste Değil Siyaset Tartışmasıdır
Son günlerde Türk Tabipleri Birliği (TTB) seçimleri üzerine yapılan bazı değerlendirmeler, yaşanan ayrışmayı teknik farklılıklar üzerinden açıklamaya çalışıyor. Bir liste "meslek odaklı", diğeri "örgütsel deneyimli" imiş; biri "yenilenmeyi", diğeri "kurumsal devamlılığı" temsil ediyormuş...
Bugün TTB'de yaşanan ayrışma esas olarak teknik değil, siyasidir.
Sorunun merkezinde branş dağılımı, yaş ortalaması ya da coğrafi temsil yoktur.
Bunlar gerçek tartışmanın üzerini örten başlıklardır.
Asıl ayrışma: Kürt siyasetiyle yan yana durmak mı, ona mesafe koymak mı?
Bunun adını da "meslek odaklılık” koymak bir seçim taktiği değil bir geri çekilmedir.
Barış talebinden geri çekilmedir.
Eşit yurttaşlık fikrinden geri çekilmedir.
İktidarın yıllardır kriminalize ettiği bir siyasal alana karşı onun çizdiği sınırları kabul etmektir.
TTB'nin bugün sahip olduğu etik ve demokratik birikim, ortak mücadele tarihinin ürünüdür.
1980 darbesi sonrasında siyasal alan daraltılırken, Türk-İslam sentezi devlet politikası haline gelirken, sendikalar tasfiye edilirken, Kürt illerinde olağanüstü hal, köy boşaltmaları, zorla kaybetmeler ve faili meçhuller yaşanırken, Susurluk düzeni ülkeyi yönetirken TTB ve tabip odaları yalnızca hekimlerin özlük haklarını savunan kurumlar olmadı.
İşkenceye karşı çıktılar. Savaşa karşı barışı savundular. İnsan haklarını savundular. Kürt sorununun demokratik çözümünü savundular. Bu nedenle hedef oldular.
Dolayısıyla bugünkü tartışma seçim tartışması değildir.
TTB'nin hangi tarihsel hatta........
