menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yazık değil mi?

88 0
28.04.2026

Taraftar maça niye gelir?

Bizim çocukluğumuzdaki, gençliğimizdeki taraftardan söz etmiyorum tabii.

O zaman sembolik bilet fiyatları ya da İnönü’de “devre arasında açılan kapılardan beleş izlemek üzere” tribünü dolduran taraftarı kast etmiyorum.

Bugünün futbol dünyasında, hatırı sayılır miktarlarda para ödeyip, maç başına aldığı bilete bile bir o kadar yol ve yiyecek masrafı edip, eğer kombine almışsa, yıllık eğlence ve spor harcamalarının önemli bir miktarına denk gelen bir yatırım yapıp, ciddi bir fedakarlık da yapar…

Karşılığında tribüne gelip, (ideal olarak) şampiyonluğa oynayan, o olmazsa en iyi derece ile bitirecek bir futbol sergileyen, yenilse bile kendisini heyecanlandıran bir takım izlemek için gelir.

Gol ister seyirci… Gol.. Ayağa fırlamak. En azından gollük şutlarla yüreği hoplasın ister.

Bugünkü gibi Pazartesi gecesi oynanan bir maçsa,  ertesi sabah 06.00’da işe gitmek için uyanacaksa, bir de bugünkü gibi “zehir gibi bir soğuğa” da katlanacaksa, bu zahmete değsin ister, değil mi?

İnönü’den çıkan herkesin homurdanmasına, Sergen Yalçın’a ve tüm takıma ama özellikle de yönetime “saydırmasına” neden olan şey, işte tüm bu saydıklarımın karşılığının zerre kadar alınmamasıydı.

Yenersin yenilirsin. Rakip ligin en sonuncusu, küme düşme akıbetine çok yakın bir takım da olabilir. O da gelip seni yenebilir. Bunlar değil önemli........

© Birgün