menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölü toprağını atmak

66 0
17.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Teolojik felsefeden beslenen insanların sıkça kullandıkları bir cümlede olduğu gibi: “Her şerde bir hayır vardır…”

Dünyanın başındaki en büyük belânın da faşizm olduğu gerçeğinden hareketle, belki de bir hayli ironik bir yaklaşımla, “faşizmin rüzgarı” şiddetlendikçe, toplumların üzerindeki şu meşhur “ölü toprağı” da o kadar büyük bir hızla uçar gider.

Bugün ülkemizde uyandığımız her sabaha damga vuran haberler, faşizmin estirdiği ve giderek artan şiddetteki fırtınalar, egemenler açısından muazzam bir tükenmişlik ve çaresizliğe işaret ediyor.

Rejim, (aslında kendi ürettiği) toplumun hiçbir sorununa çare üretemediği gibi, bu sorunların kökleşebilmesi için adeta çaba gösterircesine, her alanda büyük bir hoşnutsuzluğun daha da yüksek sesle dillendirilmesi ve isyanın büyümesi için (istemeden) elinden geleni yapıyor.

Haber mecralarına baktığımızda, hemen her saat başı başka bir kesimin bu “ölü toprağını” üzerinden silkelediğine ve avaz avaz bağırmaya başladığına tanık oluyoruz.

Dün TV haber bültenlerini açtığımızda, yıllardır seslerine kulak verilmeyen ve hep pansuman nitelikli sembolik atamalarla susturulmaya çalışılan öğretmenlerin feryadına karşılık, rejim yine o hiç vazgeçemediği “sopa” refleksiyle yanıt vermeye çalıştığını bir kez daha gördük. Tükenmiş faşist rejimlerin karakteristik davranış biçimini sergiliyor.

Emekçilerin ve emeklilerin artık hiçbir şekilde tahammül edilemeyecek boyutlardaki sefaletine, kamuda ve kendi yandaş mahfillerinde daha fazla ve ahlâksızca israf ve şatafatlı görüntülerle mukabele ediyor. Sırf NATO toplantısı için yapılan on milyonlarca liralık harcama bile rejimin halkla nasıl küstahça alay ettiğinin somut bir........

© Birgün