menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Laiklik: Vazgeçilmezimiz

78 178
20.02.2026

Bizzat Rejimin Başı Recep Bey’in ağzından haksız bir hakaret ile mukabele ederek, bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacını lekelemek ve itibarsızlaştırmanın peşindeler.

"Azgın güruh" demiş Recep Bey, bildirinin imzacılarına.

Laikliği savunan bildirinin "kasten Ramazan ayına denk getirildiği" yalanı üzerinden, tehlikeli bir hedef gösterme çabası ve telaşı içindeler.

Hem devletin hem de toplumsal yaşamın dini kurallara ve dini vecibelere göre düzenlenmesine karşı çıkmanın, "dine ve ibadet özgürlüğüne karşı çıkmakla" ne alakası varsa?

Ramazan’dan haftalar önce SOL Parti’nin bu konudaki bir kampanyası niteliğindeki pankartlarda "Şeriatın ve faşizmin karanlığına karşı, laik demokratik bir cumhuriyet" vurgusu yapılınca şeriatçı güruh, o çok bilinen "Din eşittir şeriat" çarpıtmacasından hareket ederek, yine adeta "Müslümanlara ve Müslümanlığa karşı hasmane bir tavır" gibi bir sahte algı çabası içine girişmişlerdi.

Bugün de AKP Genel Başkanı aynı şeyi yapıyor, şu sözleriyle:

"Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız..."

Ünlü Bektaşi fırkasındaki gibi: "Neresini düzelteyim?" dedirtecek cinsten bir konuşma. Hani, camideki vaazda, "Hazreti Davut, kızını kurban etmeye hazırlanırken, Azrail keçi indirmiş" sözlerini duyan Bektaşi "İbrahim... Oğlunu... Cebrail... Koç..." diye düzeltmiş ya...

Bir kere... 23 yıldır insanların hayat tarzlarına hiçbir müdahale edilmediği yolundaki sözler, en kibar ifadeyle "gerçeğin çok radikal biçimde çarpıtılması" değil mi? Bizzat kendisinin bu........

© Birgün