menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhuriyet’e karşı monarşi!

52 0
14.06.2026

Geçen hafta ülke siyasetinde çok tarihsel bir sürecin ayak izleri su yüzüne çıktı.

CHP’nin parti içi kavgaya ya da görülmedik iç kavgaya sürüklenmesi ve buradan Cumhuriyet’in yerini Monarşiye bırakmasının kapılarının ardına kadar açılması.

NİTELİKSEL DÖNÜŞÜM!

CHP’de 21 Mayıs’tan bu yana yaşanan “iki başlılığın ana nedeni”,  olaya bütüncül bakılırsa kolayca görülür ki Cumhuriyet’in kuruluş değerleridir.

Özenle belirtilmeli: O değerlerin temelinde egemenliğin gökten yere indirilerek halkın olması yatar. Bu nedenle, CHP’nin başına “seçimle gelinir”. Seçim dışı bir yöntemle CHP Genel Başkanlığına gelemezsiniz; eğer gelirseniz, CHP Genel Başkanı değilsiniz.

Kurucusu Mustafa Kemal, CHP’nin tohumlanması olan Erzurum ve Sivas Kongrelerinde ve sonrasında TBMM’lerde hep “seçim” ile başkan seçildi; Cumhurbaşkanlıklarına da seçimle geldi.

Cumhuriyet’in anlamı seçimle işbaşına gelinmesidir.

CHP’ye tarihinde ilk kez, 21 Mayıs’ta 2026’da bir kişi parti genel başkanlığına “seçim dışı” bir yolla ya da atanmış olarak  getirildi.

Bunun anlamı şudur: yönetme yetkisi ya da egemenlik seçim dışı bir yöntemle de gerçekleşebilir. Bu, Cumhuriyet’in kökünün kazınması girişimidir.

İLK GÜNDEN

Atanmış Genel Başkan K.Kılıçdaroğlu (KK), karar henüz kesinleşmeden, kapılar kırılarak, biber gazı ve plastik mermiler kullanılarak ele geçirdiği daha doğrusu........

© Birgün