Ankara’dan İzmir’e
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Haftanın tarihsel diyebileceğimiz önemde siyaset olayı İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı C. Tugay’ın AKP’ye katılmasıydı.
Diğer taraftan, önümüzdeki Salı, 13 Ekim, Ankara’nın başkent oluşunun 103. Yıldönümüdür. Ankara, bilinçle başkent yapılmıştır.
İlk bakışta görüldüğünün tersine bu iki olay arasında çok güçlü bir nedensellik ilişkisi vardır.
İzmir Olayı, Ankara bilincinden uzaklaşılmasının çok önemli bir sonucudur.
ANKARA, ANKARA!
Ankara, o tarihte, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yönetildiği; bağımsızlığın kazanıldığı; Saltanatın kaldırılmasıyla egemenliğin halkın olmasının sağlandığı kentti. Hukuktan eğitime, kurumlaşmadan kültüre köklü devrimler gündemdeydi. Bu nedenle on beş gün sonra kurulacak Cumhuriyet’in de başkenti olması doğaldı.
Ancak, Ankara’nın başkent olmasına, biri yabancı, diğeri yerli iki güçlü kesim karşıydı. Karşı olan yabancılar kendilerine karşı Kurtuluş Savaşı verilen sömürgeci ülkelerdi. Yerli karşı çıkanlar da bir bölümü yabancılarla işbirliği yapan bu ülkenin Siyasal İslamcılarıydı (Şimşir, Bilal N. “Ankara, Ankara, Bir Başkentin Doğuşu, 2. Basım Bilgi Yay. 2006). Cumhuriyet’in kurulmasıyla Ankara’nın başkent kimliği kazanmasının güçlü adımları atıldı.
Öncelikle fiziksel Ankara oluştu. Çağdaş bir kent ve yerleşme planı yapıldı. Gençlik Parkı ve Güven Park oluşturuldu. Çorak bir bölgesinde iki milyon metrekare üzerinde kent yaşamı ile doğayı, üretim ile kültürü bütünleştiren çok yönlü bir Cumhuriyet değeri olarak Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), yerleştirildi. Bunları Ankara Garı, 19 Mayıs Stadyumu ve Hipodrom gibi Cumhuriyet kimliğinin anıtsal değerlerinin yapımı izledi.
Ancak bu fiziksel kimlik korunamadı.
Ankara’nın........
