menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rakamların gölgesinde hekimlik

25 0
22.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Sağlık Bakanlığı'nın sezaryen oranlarını düşürmeye yönelik uygulamalarında en dikkat çekici noktalardan biri, yüksek primer (ilk doğum) sezaryen oranlarını, bir hekimin mesleki yeterliliğinin sorgulanmasının temel ölçütü haline getirmesidir. Bugün birçok kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, yalnızca sezaryen oranlarının yüksek olması nedeniyle mesleki yeterlilik incelemesine alınmakta, mesleki yeterlilik eğitimine yönlendirilmekte ve bu süreçte mesleklerini icra etmeleri fiilen engellenmektedir.

Bir öğrencinin geleceğini bir sınav puanına, bir çalışanın değerini performans skoruna, bir üniversitenin başarısını yayın sayısına, bir hastanenin kalitesini ise birkaç renkli gösterge tablosuna sığdırmak… Yani insanları, kurumları ve hatta meslekleri anlamak için uzun uzun düşünmeye, bağlamı incelemeye, farklı değişkenleri değerlendirmeye gerek yok. Ne kadar rahatlatıcı değil mi?

Sağlık Bakanlığı da bugünlerde karmaşık şeyleri basit rakamlara dönüştürmenin hafifliğini yaşıyor.

Rakamlar tartışmayı sevmezler. Kendilerini savunmak zorunda değildirler. Bir hastanın hikayesini, bir hekimin yıllarca biriktirdiği deneyimi, bir kararın ardındaki belirsizliği anlatmak gibi sorunları yoktur. Sadece oradadırlar. Ve çoğu zaman, söylediklerinden çok daha fazlası olduklarına inanılır. Üstelik rakamların vicdanı da olmaz; itiraz etmezler, açıklama istemezler, “ama benim hastam farklıydı” demezler.

Yakın geçmişte, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı altı hekimin, sezaryen oranı yüksek olduğu gerekçesiyle mesleklerini icra etmelerinin altı ay süreyle engellenmesi, bunun çarpıcı bir örneğini oluşturuyor. Sezaryen oranlarını azaltmak, anne ve bebek sağlığı açısından önemli bir hedef. Gereksiz sezaryenlerin önlenmesi, dünyanın pek çok ülkesinde sağlık politikalarının gündeminde yer alıyor. Bu hedefe ulaşma çabası içindeki Sağlık Bakanlığı’nın atağı, dikkat çekici bir noktaya gelmiş durumda: Bir hekimin primer sezaryen oranı, artık o hekimin mesleki yeterliliğinin göstergesidir.

663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 23. Maddesi, mesleki yetersizliği tespit edilen sağlık meslek mensuplarının mesleki yeterlilik eğitimine tabi tutulabileceğini düzenlemektedir. Kanun, “mesleki yetersizlik” kavramını açıkça tanımlamıyor. Hangi bilgi, beceri ya da davranış eksikliği yetersizlik olarak kabul edilecektir? Bunun ölçütü nedir? Yani, elimizde bir yetersizlik kavramı var; var ama, bu kavramın içinin nasıl doldurulacağı konusunda ciddi belirsizlikler var. Daha da ilginci, yıllar süren tıp ve uzmanlık eğitiminin sonunda mesleğini icra etme yeterliliği ve yetkisi kazanan bir hekime, süresi ve içeriği net biçimde ortaya........

© Birgün