menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nuremberg dersleri - 2

22 1
09.02.2026

“Dünyamız az önce bir başka dünya buldu. Bunun sonuncu kardeş olduğunu kim söyleyebilir: Bugüne dek inlerin cinlerin bildiği yoktu bu yeni dünyayı. Bizimki kadar büyük, insan dolu, kanlı canlı bir dünya bu; ama o kadar yeni, o kadar çocuk ki a-b-c öğreniyor henüz.”

Montaigne Denemeler’de bu satırları yazarken, Amerika adı verilen kıtanın bulunmasının üstünden henüz bir asır bile geçmemişti. Ama Yeni Dünya o kısa süre içinde bile yeterince şiddet görmüş, kanla ıslanmıştı.

‘Gazete’ denilen haberleşme yönteminin henüz var olmadığı bir dönemde yaşamasına rağmen Montaigne, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren yeni kıtaya yapılan akınlarla ilgili haberleri takip etmiş, Hernan Cortez komutasındaki orduların akıl almaz şiddetini dönemin elverdiğince izlemiş olmalı. Şöyle yazıyor:

“Gözüpekliğe, yiğitliğe gelince,

acılara, açlığa, ölüme karşı dayanmaya, yürek sağlamlığına, sözünün eri olmağa gelince, bunlardan yana bizim dünyamızın geçmişindeki en ünlü örneklerin onlarınkileri hiç de aşmadıklarını söylemekten çekinmem. Çünkü onları alt edenlerin nelerden yararlandıklarını düşünelim: Adamları kandırmak için ne kurnazlıklara, ne dalaverelere başvurmuşlar! Sonra bu milletlerin haklı şaşkınlığı; birdenbire karşılarına sakallı birtakım insanlar çıkıveriyor; dilleri, dinleri, biçimleri, davranışları bir başka türlü; üstünde insan bulunabileceğini hayal etmedikleri uzak bir yerden gelmişler; hiç at görmemiş, hatta sırtında insan ya da yük taşıyan hayvan görmemiş kimselerin karşısına bilinmedik koca ejderler üstüne binmiş olarak çıkmışlar; bizimkilerin sırtında göz kamaştıran zırhlar, ellerinde keskin, parıl parıl kılıçlar; onlarsa bir aynanın ya da bir bıçağın mucizeli pırıltısına karşılık avuç dolusu altın ve inci vermeye can atıyorlar. Bizim çeliğimizi delebilmek için ne yeterince bilgileri var, ne gereçleri; toplarımızın tüfeklerimizin çıkardığı yıldırımları, gök gürültülerini de katın bunlara, Roma........

© Birgün