menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Neoliberal can pazarı

48 0
28.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Çiçikov'un öyküsünü bilirsiniz -hani şu Nikolai Gogol'ün Ölü Canlar'da kaydını tuttuğu Çiçikov... Bu adam, bürokratik süreçlerin bir açığını bulmuş, ölüler üstünden para kazanıyor. Nasıl? Çiçikov taşra vilayetlerini dolaşıyor, gittiği kasabalarda kendisi hakkında çok bilgi vermeden insanların ilgisini çekiyor, yöneticilerle masa arkadaşı oluyor ve toprak sahiplerinin ölü serflerini satın alıyor.

“Yaşlı kadın gözlerini belerterek: -Ne yapacaksın onları? dedi.

-Orası benim bileceğim iş.

-İyi ama onlar ölü.

-Canlı diyen mi var? Üstelik ölü oldukları için size zararları da dokunuyor, vergi ödüyorsunuz boş yere; ben sizi hem bu gereksiz maddi yükten, hem de onun telaşından kurtaracağım. Kurtarmakla da kalmayacağım, size can başına on beş ruble vereceğim.” (Çev: Mazlum Beyhan, Türkiye İş Bankası Kültür Yay., 2010, s.59)

Kimini adam başı 15 ruble, kimini sadece 30 kapik ödeyerek aldığı şey, serflerin bedenleri değil doğum kayıtlarıdır tabii. Sonra, dağ başında yok pahasına satın aldığı bomboş bir araziyi tarım alanı gibi gösteriyor, serflerin belgelerini de sunup “Bakın, bu arazide üretim yaparak bu kadar insanı besliyorum” diyerek bankalardan serf sayısına göre hesaplanan yüklü krediler alıyor.

Sistemin açığı, nüfus sayımlarının 10 yılda, bazen 20 yılda bir -yani savaşlar arasında, 'akla geldikçe'- yapılması. Çiçikov, nüfus kayıtlarından düşülene kadar ölü canları sömürüyor.

***

Şimdi diyeceksiniz ki, “Ohooo, o da bir şey........

© Birgün