menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Resident Evil: 24 yılda insan ne oldu?

13 0
previous day

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Zach Cregger’ın 2026 yapımı Resident Evil filmi, Capcom’un efsanevi oyun serisinden herhangi birinin hikâyesini birebir anlatmıyor. Leon Kennedy, Jill Valentine, Claire Redfield gibi tanıdık isimlere de yaslanmıyor. Bunun yerine bizi doğrudan Raccoon City’nin karlı, kaotik gecesine bırakıyor; elinde teslim etmesi gereken bir paketle panik içinde koşan tıbbi kurye Bryan’ın yanına. Bu tercih, filmin bütün tonunu, temposunu ve anlatı omurgasını belirliyor. Asıl çarpıcı nokta, Bryan’ı 2002 yapımı Resident Evil’daki Alice’in yanına koyduğumuzda belirginleşiyor. İki film arasında yalnızca yirmi dört yıl yok; insan fikrinin köklü bir değişimi var. Paul W.S. Anderson’ın filminde Alice, genetiğiyle oynanmış, sistemin merkezinde duran ve iradesiyle dünyayı değiştirebilecek bir seçilmiş öznedir. O dönemin sineması, fütüristik laboratuvarlarda geçen ve “kontrolden çıkan gelecek” korkusunu işleyen bir dünyada bile insanı hâlâ merkeze koyuyordu. Sistem kontrolden çıkabilirdi; ama onu yeniden kontrol altına alabilecek olağanüstü birey de oradaydı. Alice amneziyle uyanır, kayıplarını geri kazanır, sonunda dışarı çıkar ve Raccoon City’nin yıkıntıları arasında bir silah alır. Dünya felaket olsa bile, sinema ona bir bakış, bir irade, bir son söz verir. İnsan, dünyanın karşısına konur.

KURTARILACAK DÜNYA YOK

2026’ya geldiğimizde ise o fütüristik mesafe tamamen kapanmış. Bryan, elindeki paketi A noktasından B noktasına taşımaya çalışan, panik halinde, beceriksiz, ıslak çoraplarından şikâyet eden sıradan bir kurye. Dünyayı kurtarmaya çalışan biri değil. Dünyayı anlamaya çalışan biri de değil. Önüne konmuş işi tamamlamaya çalışan biri. İki film arasındaki asıl makas burada açılıyor. 2002’nin insanı, dünyayı değiştirebilecek bir özne olarak hayal edilirken........

© Birgün