menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cemevleri

34 0
18.03.2026

Türkiye’nin değişik bölgelerinde yüzlerce yıllık geçmişi, ortak mimari özellikleri ve ortak toplumsal öyküleri olan tarihi Cemevleri bulunuyor. Bu mekânlarla ilgili detaylı bilgiler içeren çalışmalardan birisi, Mahir Polat’ın “Anadolu’da İslami Heterodoksi Toplulukların İbadet Mekânlarının Mimari Özellikleri” başlıklı doktora tezidir. Tez, bu örneklerin her birinin öykülerine odaklanırken, Cemevi’nin, bu coğrafyada kadim inanç mekânlarından biri olduğunu açık biçimde gösteriyor.

Ne var ki bu açık sosyolojik olgu bir türlü yasal bir kabule konu olamamıştır ve halen olamıyor. Yüzyıllık Cumhuriyet’in ve öncesinde Osmanlı’nın görmezden gelen ve yok etmeyi hedefleyen politikaları kısmen değişse de, köklü olarak bir türlü değişmiyor. Üstelik her şehirde bir Cemevi görmek artık olağan olduğu halde. Son olarak 22 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ‘Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ bu durumun yeni bir örneği ve yansımasıdır. Alevi Düşünce Ocağı’nın yargıya taşıdığı bu yönetmelik, Cemevlerinin birer inanç mekânı olmak yerine, ‘kültür mekânı’ olduklarını varsayıyor. Bu anlamda ‘şehircilik’ ve ‘mekânsal planlarla’ ilgili olduğu için ‘teknik’ gibi dursa da, aslında yine politik bir mesele olarak duruyor ve önceki tasfiyeci politik düşüncenin izlerini taşıyor.

***

Osmanlı’da........

© Birgün