menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşünür ve çokluk

23 0
27.02.2026

Yaygın kanıya göre düşünce yığınların değil, düşünmeyi bilen bireylerin işidir. Herakleitos logosu anlamadıkları için yığınları küçümser: “Kitle sığır gibi tıkınmakla geçiriyor günlerini.” Aristoteles düşünürün hayatını bir yabancının hayatına benzetir. Düşünür, çokluğun gürültüsünden uzak durmalı, topluma yabancılaşmalıdır. Fakat düşünürün yabancılığı geçicidir; işini bitirir bitirmez, yurduna geri döner. Düşünür, düşünebilmek için geçici olarak yurdunu terk eden bir münzevidir. Yurt ve yurdu mesken tutan çokluğun ethosu düşünürün düşünmesi önündeki engellerdir. Onunkisi gönüllü yalnızlıktır; iktidar tarafından dayatılan tecrit koşullarındaki yalnızlığa benzemez. Düşünme eylemi, toplumdan yabancılaşmayı gerektirir ya da düşünür kendini çokluktan ayırdığı ölçüde düşünebilir. Düşünür, düş gören bir yalnız gezerdir.

∗∗∗

Çokluk ortak yerleri mesken tutmuştur. Ortak yerler ya da ‘koinoi topoi’, Aristotelesçi bir terim; konuşmacıların tanıdık fikirleri kullanarak argümanlar geliştirmelerine yardımcı olan retorik araçlar. Ortak yerler çokluğun söyleminin iskeletini oluşturan, en genel geçer mantıksal ve dilbilimsel biçimlerdir. Çokluk ancak ortak yerlerde düşünebilir ya da düşündüğünü zannedebilir. Düşünürün ise düşünebilmek için ortak yerlerden uzaklaşması gerekir. Ortak yerlere geri dönüyorsa bu, sadece kendini ifade etmek için kullanacağı........

© Birgün