Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek. Yarışın önde gelen iki adayı Lula da Silva ile Flávio Bolsonaro kampanyalarını resmen başlattı. İlk turda hiçbir aday geçerli oyların yarısını alamazsa ikinci tur 25 Ekim’de yapılacak. Aynı gün Temsilciler Meclisi’nin tamamı ile Senato’nun üçte ikisi de yenilenecek. Dolayısıyla seçim, Lula’nın yeniden seçilip seçilmeyeceğinin yanında, kazandığı takdirde nasıl bir güç dengesi içinde yöneteceğini de belirleyecek. Ancak seçimi önemli kılan bunların da ötesinde sandıktan çıkacak sonucun yalnızca Brezilya’nın değil, Latin Amerika’nın da yakın dönem politik yönü açısından belirleyici olacak olması.
Seçimin taşıdığı kıtasal önem, Latin Amerika’da son yıllarda belirginleşen sağa kayışla birlikte düşünüldüğünde daha da berraklaşıyor. Bugün Latin Amerika’daki 20 devletin 11’i sağ veya aşırı sağ hükümetler tarafından yönetiliyor. Bu dalganın önemli dönemeçlerinden biri Arjantin oldu. Milei’nin partisi, 2023’teki cumhurbaşkanlığı zaferinin ardından 2025 ara seçimlerinde de Trump’ın ekonomik desteği seçim sonucuna bağlayan açık müdahalesinin gölgesinde gücünü pekiştirdi. Ardından Bolivya’da MAS’ın yirmi yıllık hâkimiyeti sona erdi ve yerine merkez sağcı Rodrigo Paz geldi. Honduras’ta Xiomara Castro’nun ardından muhafazakâr Nasry Asfura, Şili’de Gabriel Boric’in ardından aşırı sağcı José Antonio Kast iktidara geldi. Kolombiya’da Gustavo Petro’nun yerini Trump’ın doğrudan desteklediği Abelardo de la Espriella aldı. Ekvador ve Kosta Rika’da ise sağ iktidarlar yerlerini korurken Pedro Castillo’nun görevden alınmasından sonra zaten sağa savrulan Peru’da ise Keiko Fujimori zafer kazandı. Bütün ülkelerde aynı türden bir iktidar değişimi yaşanmadı belki ama her seçim ya ülkeyi daha sağa taşıdı ya da sağın elindeki mevzileri tahkim........
