menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

21 0
07.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en kritik eşiği olarak anılıyor. Kuzey’de Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’da İran-Filistin-Lübnan’a yönelik saldırılar ve Latin Amerika’da Venezuela’ya uzanan askeri müdahale gibi küresel ölçekte genişleyen bir militarizasyon dalgasının tam ortasında toplanıyor.

Washington’ın taahhütlerine dair derin güvensizlikler ve üye ülkelerin nerede duracağına dair soru işaretleri “ittifak yolda nasıl devam edecek, bir kopuş mu yaşanacak?” sorusunu kamuoyu tartışmalarının merkezine yerleştirmiş görünüyor. Bu anlamda farklı yayın organları bu buluşmayı sadece bir savunma toplantısı olarak okumuyor; ittifakın ve genel olarak merkez kapitalist ülkelerin sürüklendiği derin siyasal ve ekonomik meşruiyet krizine de dikkat çekiyor. Zirve böylece jeopolitik fay hatlarının yanı sıra ekolojik, toplumsal ve siyasal risklerin derinleştiği, faturanın milyonlarca dolarlık bütçe kesintileriyle halkın sırtına yüklendiği devasa bir militarizasyon meselesi olarak çerçeveleniyor.

Peki Batılı basın bu masayı nasıl okuyor? Gelin birkaç örnekle izini sürelim.

Tartışmaların başında ittifakın güven krizi geliyor. Financial Times’ın analizine göre NATO’nun asıl kırılganlığı bütçe rakamlarından çok siyasi güvendeki çöküşte: ABD’nin müttefiklerini koruyacağına dair inanç büyük ölçüde sarsılmış durumda. Trump yönetiminin Rusya’yı gerçek bir tehdit........

© Birgün