Urfa’dan Harvard’a
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
“Cumhuriyet devrimlerini yürekten benimseyen iki öğretmenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Atatürk aydınlanmasının yurdun uzak köşelerine kadar uzandığı umut verici yıllardı onlar. Türkiye kalkınacak, gelişecek, bilimin aydınlığına kavuşacaktı. Öğünüyor, çalışıyor, güveniyorduk. 15 yılda çok şey başarıldı. Atatürk’ü erken kaybettik. İkinci Cihan savaşının ardından çok partili düzene girdik.
Yazık ki bu düzenin yarattığı politikacılar oy kazanıp iktidara gelmeyi çağdaşlığa, aydınlanmaya tercih ettiler.”
Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz Prof. Dr. Coşkun Özdemir “Urfa’dan Harvard’a/Yaşadım Gördüm Yazdım” kitabına böyle başlamış.
***
Girişte 1929 yılında dünyaya gözlerini açtığı Urfa’yı anlatıyor.
Anne ve babası gibi diğer öğretmenler de okul sonrası soluğu Halkevinde alıyorlar. Tiyatro, müzik, folklor, kütüphane, spor, komparsita ile başlayan müzikli, danslı geceler, halka açık konferanslar veriliyor Halkevinde. Sahnede Şekspir’in “Venedik Taciri”, Vedat Nedim Tör’ün “Çoban” ve “Atilla’nın Düğünü” oyunları sergileniyor.
Urfa’nın orta yerinde içkili gazino o yıllarda. Dindarlık da var ama hoşgörü hakim. Herkes ibadetini sessizce, gösterişten uzak bir şekilde yerine getiriyor.
Aynı yıllar yoksulluk ve salgın hastalıklar da yaygın. Yedi ilkokuldan dördü trahomlu çocukları alıyor, üçü........
