Bayramlık basın yazısı!
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Türkiye gazetecileri 24 Temmuz’da “basından sansürün kaldırılması” dolayısıyla 1948 yılında “Basın Bayramı” olarak ilan edilen şahane bir kutlama hissiyatı içinde olacaklar!
Hikayemiz özü itibarıyla sansüre karşı bir direniş eylemini anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğunda II. Meşrutiyetin ilan edildiği 24 Temmuz 1908 Cuma günü İstanbullu gazeteciler sansür memurlarını gazete binalarına sokmuyorlar. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 1948’ de bayram, 1971’de ise “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” olarak kutlanmasına karar veriyor.
Dediğim gibi 24 Temmuz’un özünde “direniş” var. Ancak aradan geçen 118 yıla karşın gazetecilik için “direniş dönemi” sona ermedi. Gazeteci Merdan Yanardağ’ın Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan “Silivri ve Direniş Yazıları” adlı son kitabı bu durumun somut bir kanıtı.
Merdan Yanardağ kitabı için diyor ki:
“Bu kitap zor koşullarda siyasal İslamcı iktidarın baskı ve zulüm düzeninin simgesi haline gelen Silivri Hapishanesinde yazıldı. Silivri yalnız ülkeyi totaliter bir rejime sürüklemek isteyen iktidarın değil, aynı zamanda bir direniş ve mücadele alanının da simgesidir!”
Kurgu bilim yöntemiyle çekilmiş bir “kabus filmi” gibi gelebilir ama gerçek 1908’den daha vahim durumda… Sadece ülkenin en etkili gazetecisi Merdan Yanardağ hapiste değil ki… Kürtlerin parlamenter sistem içindeki parlak lideri Selahattin Demirtaş, sivil topluma anlam kazandıran entelektüel iş insanı Osman Kavala, siyasetteki yükselişiyle iktidarın korkulu rüyası olan hali hazırda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğu da hapiste. Başta Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler olmak üzere toplam 25 il ve ilçenin sandıktan çıkmış başkanları 12-14 metrekarelik hücrelerde kendilerini “esir” alanmış halde hissediyorlar.
Şarkılarıyla özgürlük rüzgarı estiren Grup Yorum’dan ince mizahıyla........
