Önce kendimizle yüzleşelim
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Bu ülkede erkekleri iki konuda eleştiremezsin: Birincisi futbol, ikincisi siyaset.
Hani işin bilgi boyutunu geçtim, söyleyecekleri şeylere itiraz edip, üstelik bilgi alanınız olmasına rağmen bir kelimelik bir şey söylesen kavga çıkar.
Bu ülkede bilgiyle kimsenin bir sorunu olmadığı için, cesurca fikir beyan etmek sanki zorunlu hâle geldi. Üstelik içi boşaltılmış kavramları süsleyerek sunmak, tamamen bir algı manipülasyonundan başka bir şey olmamaktadır. Son günlerde millî takım için yorum yapanların, millî forma giyerek eleştirilerde bulunmaları; bir kimlik beyanıyla birlikte, kendilerini haklı çıkarmak için milliyetçi bir söylem kullanarak had bildirmeleri oldukça revaçta. Ne yazık ki teknik analiz yapamamalarına rağmen manipülasyona yönelip durumdan vazife çıkartıyorlar.
Ama ülkedeki tüm sorunları pas geçerlerken, bu tavır aslında bir sisteme entegre olmalarından ve sistem tarafından beslendikleri için bir savunma mekanizması oluşturma zorunluluğundan başka bir şey değil. Popüler kültür insana istemediği şeyleri yaptırır.
Biraz durum tespiti yapalım ki nereye varacağımız belli olsun.
∗∗∗
Türkiye Süper Lig takımlarının borcu yaklaşık 100 milyar TL. Bunun 85 milyarı 4 büyük takımlara ait.
Borç artık özkaynaklarla karşılanacak durumda değil…
Her yıl bedelli sermaye artırımı yaparak insanlardan para toplayıp, tekrar transfere kaynak yaratıp yeniden borçlanıyorlar.
Bunun neye sebep olduğunu dert edecek bir taraftar veya millî takım formalı grup var mı?
Diğer bir konu: En önemli mevkilerde oyuncu yetişmediği gibi, yetişen oyuncular gelişim sürecini tamamlamayıp eksikliklerle üst seviyeye gelerek o rekabet ortamına girip mücadele ediyorlar. Barış, Kerem, Abdülkerim, Merih, İsmail, Samet, Eren… Kimi sayarsanız sayın, hepsi eksik altyapı eğitimiyle, sadece yarışmacı uygulamasıyla yetiştirildikleri için tüm eksiklikleriyle........
