menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Juventus, Konya, Juventus

42 0
26.02.2026

Şampiyonlar Ligi organizasyon olarak sanırım şu an dünyanın en kapsamlı ve en kaliteli etkinliğidir.

Kendine ait kültür kurgusuyla ve karmaşık içeriğiyle, dünya vatandaşlığına hitap eden bir donanıma sahip olmasıyla birlikte, takımlardaki çok kültürlülük üzerinden oluşan yapının sağladığı çok çeşitli taraftarlık kimliği ve ekonomik yapısı olarak girift ilişkilere sahip olması onu farklı kılan en temel ayrışmalarıdır.

Burası büyük bir arenadır…

Özellikle futbolcuların ve antrenörlerin kendini gösterecekleri ve yeteneklerini sunabilecekleri en üst mertebedir.

Antrenörden farklı olarak burada, sahaya çıkan her futbolcu motivasyon olarak hiçbir dış etkene ihtiyacı yoktur. Ne kulüp ne antrenör futbolcuyu bu noktada daha üst seviyeye çıkarma imkânına sahip değildir. Her şey kendiliğinden gelişir.

Kimin kimi yeneceğini veya kimin kimi eleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir. Her futbolcu kendi görev alanı ve görev tanımı içinde, taktiksel bütünlüğe sahip çıkarak en iyi futbolu oynamaya kendini mecbur hissetmişti.

İşte böyle beklentiler ve ilişkiler üzerinden İstanbul’da Galatasaray-Juventus maçına çıktı.

Okan Buruk kendisi adına yapabileceklerini sahada ararken, futbolcuların oyundaki talepleri belli ki onu da aşmış durumdaydı.

Her iyi futbol oynayan takım artık iki şeyi çok iyi yapmak zorundadır. Birincisi; ön baskıyı kurarak rakibin topla geçişini engellemek. İkincisi; arkadan oyun kurarak rakibin ön baskısını kırmak........

© Birgün